<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dantel Modelleri örgü Modeli &#187; Evlilik &amp; Cinsellik</title>
	<atom:link href="http://www.everscared.com/oya-ornekleri/evlilik-cinsellik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.everscared.com</link>
	<description>Örgü örnekleri, Oya Modelleri ve Dantel Örnerkleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 13:55:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Cinsel isteksizliğin nedenleri nelerdir</title>
		<link>http://www.everscared.com/cinsel-isteksizligin-nedenleri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/cinsel-isteksizligin-nedenleri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 23:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[isteksizliğin]]></category>
		<category><![CDATA[nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=77244</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel isteksizliğin nedenleri nelerdir
Cinsel isteksizlik en yaygın cinsel sorunlardan biri. Bunu etkileyen çok sayıda faktör bulunsa da temelde cinsel isteksizlik yaratan 13 neden var…
Cinsel isteği sağlayan hormon kadında da erkekte de aynıdır. Bu hormon testesterondur ve cinsel isteği yönlendirir.
Cinsel dürtüler doğuştan vardır ancak cinsel davranışlar bu konudaki tutum ve deneyimlerle belirlenir. Cinsel isteği belirleyen çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel isteksizliğin nedenleri nelerdir</p>
<p>Cinsel isteksizlik en yaygın cinsel sorunlardan biri. Bunu etkileyen çok sayıda faktör bulunsa da temelde cinsel isteksizlik yaratan 13 neden var…</p>
<p>Cinsel isteği sağlayan hormon kadında da erkekte de aynıdır. Bu hormon testesterondur ve cinsel isteği yönlendirir.</p>
<p>Cinsel dürtüler doğuştan vardır ancak cinsel davranışlar bu konudaki tutum ve deneyimlerle belirlenir. Cinsel isteği belirleyen çok sayıda faktör bulunuyor. Genel ya da cinsel sağlık durumundaki bozukluklar, hormonlardaki aksaklıklar, kullanılan ilaçlar bunu etkileyebilir. Nedenler psikolojik ya da organik olabilir. İşte nedenlerden en başta gelenler ve en önemlileri:</p>
<p>İşte cinsel isteği azaltan nedenler:</p>
<p>Vücudunuzun şekli</p>
<p>Vücudunuzun şekliniz ve kilonuzdan ötürü kendinizi seksi bulmayabilirsiniz. Çok kilolu olmasanız bile kendi algınız sizin duygularınızı etkileyebilir. Algınız üzerinde çalışmak ya da kilo vermek yararlı olur. Spor, fiziksel olarak vücudunuzu şekillendirirken hormonlar açısından da yardımcıdır.</p>
<p>Stres</p>
<p>Stres altındayken bir sürü şeyi iyi yapan nadir insanlardan biri olabilirsiniz. Ancak buna cinsel hayatınız dahil değil. İş stresi, para sorunları, ailede hasta olan biri için duyulan endişe gibi nedenler, libidonuzu düşürür. Stres düzeyinizi kontrol altında tutmak ve stres yönetim teknizlerini öğrenmek için mutlaka bir uzman yardımı alın.</p>
<p>İlişkideki sorunlar</p>
<p>Çiftler arasında çözüme kavuşmamış sorunlar cinsel dürtünüzün katili olabilir. Cinsel hayatta duygusal yakınlık özellikle kadınlar için önemlidir. Üstü kapatılmış sonuca varılmamış tartışmalar, yanlış anlamalar, güven gibi konular nedenlerden biri olabilir.</p>
<p>Alkol</p>
<p>Bir kadeh ya da iki kadeh içki her zaman keyfinizi yerine getirmeyebilir. Alkolün bu konuda faydadan ziyade zarar getirdiği bilinen bir gerçektir. Alkol cinsel isteği uyuşturur.</p>
<p>Az uyumak</p>
<p>Çok erken kalkıyor ve geç yatağa girmek etkendir. Yeterli uyumazsanız vücudunuz da hem fiziksel hem duygusal olumsuz etkilenir.</p>
<p>İlaç kullanmak</p>
<p>Bazı ilaçlar cinsel isteksizlik yaratabilir. Antidepresanlar, tansiyon ilaçları, alerji ilaçları, kemoterapi, HIV ilaçları gibi. Her zaman kullandığınız ilacın dozunun artması ya da azalması da etkileyebilir.</p>
<p>Ereksiyon problemleri</p>
<p>Ereksiyon problemleri de çiftleri cinsel hayattan uzaklaştırabilir.</p>
<p>Düşük testosteron</p>
<p>Testosteron her iki cinsi de ilgilendiren bir konudur. Ancak kadınların hormon düzeni erkeklerden daha farklıdır ve daha karışıktır. Erkekler yaşlandıkça testosteronda gerileme olabilir. Bu da cinsel isteksizlik oluşturabilir.</p>
<p>Menopoz</p>
<p>Dünyada birçok kadın menopoz yüzünden cinsel isteklerinin azaldığını rapor etmiştir. Menopozol semptomlar hormon değişiklikleri bütün vücudu etkileyen bir durumdur. Menopozdan ötürü yaşanan semptomlar ilaçlarla kontrol altında tutulabilir.</p>
<p>Depresyon</p>
<p>Depresyona karşı kullanılan birçok antidepresan ilaç olumsuz etkiler. Eğer cinsel isteksizlik yeni başlıyorsa, bu farkında olmadığınız depresyonun başlangıcı olabilir</p>
<p>Samimiyetsizlik</p>
<p>Samimiyet olmadan sağlıklı bir cinsel yaşam mümkün değildir. Samimiyetle kastedilen açık fikirli olmak, paylaşmak ve birbirini anlamak gibi durumlardır. Açık iletişim her tür problemin çözümünde ana maddedir.</p>
<p>Obezite</p>
<p>Uzmanlara göre fazla kilolu veya obez olmak, cinsel performans konusunda sorun yaratabilir. Bu neden tam olarak bilinmese de birçok doktor, bunu kilo nedeniyle kendine güven eksikliğine de bağlıyor.</p>
<p>Ebeveynlik</p>
<p>Ayak altında dolaşan çocuklar, çiftleri birbirine zaman ayırmaktan alıkoyabilir. Bu gibi durumlarda çocuklara kısa süreliğine bakıcılık yapacak birinin faydası olabilir. Eğer çocuğunuz çok küçükse onun uyuma zamanına göre bir ayarlama yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/cinsel-isteksizligin-nedenleri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel hayatı renklendirmenin yolları</title>
		<link>http://www.everscared.com/cinsel-hayati-renklendirmenin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/cinsel-hayati-renklendirmenin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 21:27:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[renklendirmenin]]></category>
		<category><![CDATA[Yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=77248</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel hayatı renklendirmenin yolları
Her zaman aynı yerde sevişmek monoton olabilir. Alışıldık yatak dışında da sevişilebilecek bir çok yer vardır: Küvet, kanepe, yer, doğal bir ortam gibi…
Her zaman aynı saatte sevişmek sıkıcı olabilir. Yaygın olarak akşam yemeğinden sonra, gecenin bir saatinde sevişilir. Sabah uyanıldığında, uyku arasında veya günün herhangi bir uygun saatinde sevişmemek için bir neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel hayatı renklendirmenin yolları</p>
<p>Her zaman aynı yerde sevişmek monoton olabilir. Alışıldık yatak dışında da sevişilebilecek bir çok yer vardır: Küvet, kanepe, yer, doğal bir ortam gibi…</p>
<p>Her zaman aynı saatte sevişmek sıkıcı olabilir. Yaygın olarak akşam yemeğinden sonra, gecenin bir saatinde sevişilir. Sabah uyanıldığında, uyku arasında veya günün herhangi bir uygun saatinde sevişmemek için bir neden yoktur.</p>
<p>Sevişmenin her zaman aynı sırayı izlemesi gerekmez. Bazen saatlerce, bazen birkaç dakika sürebilir. Erkeğin üstte olduğu klasik pozisyondan başka birçok keyifli biçim bulunabilir. Tek cinsel birleşme yolu, vajinal cinsel birleşme değildir. Her sevişmede cinsel birleşme ve orgazm bulunması gerekmez. İki insan arasındaki cinsel ilişkide tek kural, iki tarafın da isteği ve onayı ile yapılmasıdır.</p>
<p>Cinsel ilişki, iki kişinin isteği ve ortak katılımlarıyla, orada ve o anda ürettikleri, karşılıklı cinsel haz aldıkları, değişken bir süreçtir. Hiç kimsenin sevişmesi başkalarınınkiyle, aynı cinsel eşlerin bir sevişmesi bir başka sevişmesiyle aynı olmak zorunda değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/cinsel-hayati-renklendirmenin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin kadınlarla ilgili görüşleri</title>
		<link>http://www.everscared.com/erkeklerin-kadinlarla-ilgili-gorusleri.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/erkeklerin-kadinlarla-ilgili-gorusleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 00:12:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerin]]></category>
		<category><![CDATA[görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76856</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklerin kadınlarla ilgili görüşleri
Çoğu erkek eşinden bahsederken ‘onunla evleneceğimizden emindim’ diye konuşur.
Kadınları anlamadıkları söylenen erkekler bunu nasıl başarıyor, ne kadar sürede bir kadınla gelecek kuracağını anlıyor?
İşte sizi şok edecek süre; sadece 20 saniye!
Nasıl başarıyorlar?
İşte erkeklerin bir kadını anlama sırları;
1- Kendinize ne kadar güvendiğinize bakarlar.
Başınızı ve vücudunuzu dik tutuyorsanız, göz tmesı kurmanız, elini sıkıca kavrayarak tutmanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerin kadınlarla ilgili görüşleri</p>
<p>Çoğu erkek eşinden bahsederken ‘onunla evleneceğimizden emindim’ diye konuşur.<br />
Kadınları anlamadıkları söylenen erkekler bunu nasıl başarıyor, ne kadar sürede bir kadınla gelecek kuracağını anlıyor?</p>
<p>İşte sizi şok edecek süre; sadece 20 saniye!</p>
<p>Nasıl başarıyorlar?<br />
İşte erkeklerin bir kadını anlama sırları;</p>
<p>1- Kendinize ne kadar güvendiğinize bakarlar.</p>
<p>Başınızı ve vücudunuzu dik tutuyorsanız, göz tmesı kurmanız, elini sıkıca kavrayarak tutmanız kendinize güvendiğinizi gösteriyor.<br />
Kendine güvenen erkekler bu kadınları beğenirken, keşfetme duygusuna sahip erkekler çekingen, mesafeli kadınlardan etkilenebiliyor.</p>
<p>2- Sizden güzel çocukları olup olmayacağını önemserler.</p>
<p>Erkekler de bir kadının görünümüne bakarak gelecekteki çocuklarının fiziksel özelliklerinin nasıl olacağını anlarlar.</p>
<p>3- Tutkulu olmanız önemlidir.</p>
<p>Erkekler yemekle tutku arasında ilginç bir bağ kuruyor.<br />
Onlara göre yemekte iştahlı kadının yatakta da iştahı açıktır ve farklı tatları seven kadın farklı deneyimleri de reddetmez.</p>
<p>4- Özgür ruhlu kadınları severler.</p>
<p>Kıyafetinize bakarak çılgın ya da klasik biri olup olmadığınızı değerlendirirler.<br />
Cesur giyim tarzı kadının özgürlüğü sevdiğini gösterir.<br />
Giyim tarzınız fiziksel özelliklerinize ve karakterinize uygun değilse hemen anlaşılır.</p>
<p>5- İşinizi hemen tahmin ederler.</p>
<p>Genel bir araştırmaya göre kısa ve bakımlı saçlar genellikle hukuk, finans, insan kaynakları gibi sektörlerde çalışan kadınlar tarafından tercih ediliyor.<br />
Sıra dışı saç, trendy bir görünümü olan kadınlar da medya, reklam ya da halkla ilişkiler sektöründe çalışıyor.<br />
Toplanan ya da at kuyruğu yapılan saçlar kesinlikle öğretmen ya da doktor.<br />
Yüksek topuklu ayakkabı giyen kadınlar erkeklere göre kariyer sahibi, başarılı, kendinden emin yöneticiler.<br />
Aslında işimizle ilgili ne kadar çok kendimizi ele veriyormuşuz öyle değil mi?</p>
<p>6- Ten uyumunu karşılaştığınızda anlarlar.</p>
<p>İlk tanıştığınızda karşınızdakinin doğal kokusunu alırsınız.<br />
Bir erkek kadının ten kokusunu alınca zaten otomatik olarak sonrasına karar verir.</p>
<p>7- Savurgan mı tutumlu musunuz bilirler</p>
<p>Erkeklerin markadan anlamadıkları doğru değildir.<br />
Kıyafetlerinize, görünümünüze bakarak sizin çok harcayan biri olup olmadığınızı çabuk anlarlar.</p>
<p>8- Zor birimisiniz anlarlar.</p>
<p>Birlikteyken yaptığınız yer seçimleri, içecek ve yemek tercihleri, gittiğiniz yerdeki tavırlarınız sizin zor beğenen, kaprisli biri olduğunuzu gösterebilir.</p>
<p>9- İyimser olup olmadığınızı ilk görüşmede anlarlar.</p>
<p>Erkeler tanışma anındaki yüz ifadenizden ne kadar iyimsersiniz anlayabilir.<br />
Çatık kaşlar, endişe içinde kemrilen dudaklar, kenarları yenmiş tırnaklar khayra alamet değildir.<br />
Erkekler yaşama sevinci yüksek kadınlarla birlikte olmak tan hoşlanırlar.</p>
<p>10- Kendine güvenen kadın isterler.</p>
<p>Bir erkek sizi ilk görüşte arkadaşlarınızla sohbet ederken, eğlenirken görüyorsa ona bağımlı olmayacağınızı anlıyor.</p>
<p>11- Şikayeti sevmezler.</p>
<p>Sorduğu her soruya şikayet cümlesiyle başlıyorsanız kafasında şüpheler oluşur.<br />
Erkekler hayatı önlerine geldiği gibi kabul etmekten yanadır ve kesinlikle şikayet sevmezler.<br />
Sizin olayları ele alışınızdan ömür boyu söylenip söylenmeyeceğinizi anlayabilirler.</p>
<p>12- Etkilendiğinizi hemen anlarlar.</p>
<p>Bir erkek ondan etkilendiğinizi ilk 20 saniyede anlar.<br />
Karşı cins beden dilini okuyan biriyse anında sizin hislerinizi çözüyor.<br />
Elde ettiği sonuca göre sizi daha yakından tanıyor ya da uzaklaşıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/erkeklerin-kadinlarla-ilgili-gorusleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mükkemel bir kadın neden mutlu olamaz</title>
		<link>http://www.everscared.com/mukkemel-bir-kadin-neden-mutlu-olamaz.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/mukkemel-bir-kadin-neden-mutlu-olamaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 22:40:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Mükkemel]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[olamaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76858</guid>
		<description><![CDATA[Mükkemel bir kadın neden mutlu olamaz
Mükemmel Kadın Olmayın!
İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur?
Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!
Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz.
Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mükkemel bir kadın neden mutlu olamaz</p>
<p>Mükemmel Kadın Olmayın!</p>
<p>İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur?</p>
<p>Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!</p>
<p>Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz.</p>
<p>Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba</p>
<p>gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.</p>
<p>İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır.</p>
<p>Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz.</p>
<p>Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez.</p>
<p>Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır.</p>
<p>Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğininfarkında değildir.</p>
<p>Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir.</p>
<p>Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.</p>
<p>İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter.</p>
<p>En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır.</p>
<p>Neden aldatıldıklarını anlayamazlar.</p>
<p>Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır.</p>
<p>” Benim neyim eksikti ? ” Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.</p>
<p>İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur.</p>
<p>Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur.</p>
<p>Çaba  göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz.</p>
<p>Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar.</p>
<p>Çevrenizdeki insanları bir düşünün.</p>
<p>İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu</p>
<p>anlayamadığınız kişiler yok mu?</p>
<p>Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin.</p>
<p>Hazır bir hayat.</p>
<p>İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır.</p>
<p>İnsani egonuz zarar görür.</p>
<p>Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir.</p>
<p>Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar.</p>
<p>Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz.</p>
<p>Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.</p>
<p>Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir.</p>
<p>Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar.</p>
<p>İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir.</p>
<p>Mükemmel kadın mutlu olamaz.</p>
<p>Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.</p>
<p> İnsan dediğin kusurlu olur.</p>
<p>Hataları, yanlışları ile var olur.</p>
<p>Mükemmellik, insana ait değildir.</p>
<p>Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın.</p>
<p>Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/mukkemel-bir-kadin-neden-mutlu-olamaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik ruh sağlığına iyi geliyor</title>
		<link>http://www.everscared.com/evlilik-ruh-sagligina-iyi-geliyor.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/evlilik-ruh-sagligina-iyi-geliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 08:32:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[İyi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığına]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76282</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik ruh sağlığına iyi geliyor
Araştırmacılar, evliliğin kişinin ruh sağlığına iyi geldiğini ortaya koydu.
Yeni Zelanda’daki Otaga Üniversitesi psikologlarından Kate Scott, 15 ülkede 34 bin 500 kişinin katılımıyla yapılan araştırma sonuşlarını açıklarken, bu uluslararası çalışmanın evlilik ilişkisinin anksiyete ve depresyon risklerinin azaltılmasına katkı sağladığı sonucunu ortaya koyduğunu bildirdi
Scott, ‘Çalışmamızın ortaya koyduğu şey, evlilik ilişkisinin erkeklerde olduğu kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilik ruh sağlığına iyi geliyor</p>
<p>Araştırmacılar, evliliğin kişinin ruh sağlığına iyi geldiğini ortaya koydu.</p>
<p>Yeni Zelanda’daki Otaga Üniversitesi psikologlarından Kate Scott, 15 ülkede 34 bin 500 kişinin katılımıyla yapılan araştırma sonuşlarını açıklarken, bu uluslararası çalışmanın evlilik ilişkisinin anksiyete ve depresyon risklerinin azaltılmasına katkı sağladığı sonucunu ortaya koyduğunu bildirdi</p>
<p>Scott, ‘Çalışmamızın ortaya koyduğu şey, evlilik ilişkisinin erkeklerde olduğu kadar kadınlarda da ruh sağlığına çok olumlu getirileri olduğudur, bir birlikteliğin sona erdiğinde çekilen acılar ise insanları ruhsal bozukluklara çok daha dayanıksız hale getiriyor’ dedi.</p>
<p>Araştırmanın, ayrılmak, boşanmak ya da dul kalmanın erkeklerde depresyon gibi ruhsal sorun risklerini artırdığını, benzer durumda kalan kadınlarda da aşırı ilaç ve alkol kullanımında artış gözlendiğini gösterdiğini belirten Scott, ‘Evlilik akıl sağlığı bakımından erkekler için olduğu kadar kadınlar için de yararlı’ diye konuştu.</p>
<p>Scott, daha önceleri evlilik birlikteliğinin ruh sağlığı bakımından erkekler için kadınlarda olduğundan daha yararlı olduğunun düşünüldüğünü de belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/evlilik-ruh-sagligina-iyi-geliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel sorunlarınızı doktorunuzla nasıl konuşmalı</title>
		<link>http://www.everscared.com/cinsel-sorunlarinizi-doktorunuzla-nasil-konusmali.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/cinsel-sorunlarinizi-doktorunuzla-nasil-konusmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 05:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[doktorunuzla]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlarınızı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76293</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel sorunlarınızı doktorunuzla nasıl konuşmalı
Tüm dünyada her üç yetişkinden biri en az bir tane cinsel sorun yaşıyor. Türkiye’de her 10 erkekten 7’sinin sertleşme sorunu var. Bu rakamların yüksekliğini görüp şaşırmayın. Cinsellik konusunda çoğu kişi sorunlarını konuşmaya, paylaşmaya, anlatmaya çekiniyor. Oysa Türkiye’de erkek ve kadınların %90′ı cinselliğin çok önemli olduğunu düşünüyor. Cinsel sağlık genel sağlığınızın çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel sorunlarınızı doktorunuzla nasıl konuşmalı</p>
<p>Tüm dünyada her üç yetişkinden biri en az bir tane cinsel sorun yaşıyor. Türkiye’de her 10 erkekten 7’sinin sertleşme sorunu var. Bu rakamların yüksekliğini görüp şaşırmayın. Cinsellik konusunda çoğu kişi sorunlarını konuşmaya, paylaşmaya, anlatmaya çekiniyor. Oysa Türkiye’de erkek ve kadınların %90′ı cinselliğin çok önemli olduğunu düşünüyor. Cinsel sağlık genel sağlığınızın çok önemli bir parçasıdır. Üstelik sağlıklı cinsel fonksiyonlara sahip olmanız sadece sizi değil ilişkilerinizi ve partnerinizi de etkiler. Cinsel fonksiyon sorunları yaşayanlarda hayat kalitesi de düşer. Prof. Dr. Halim Hattat, okurları için yazdı.<br />
Sorunu Sona Bırakmayın: Cinsellik, özellikle de …. hakkındaki konuşmalarda rahat olamayan kişiler genellikle konuyu gündeme getirmek için muayene odasından çıkacakları zamana kadar beklerler.<br />
Bu durum doktorunuzun sıkıntınızın ne olduğunu tam olarak anlamasına engel olabilir. Cinsel sağlıkla ilgili sorularınızı ziyaretinizin başında açıkça konuşmaya çalışın. Böylece sorununuzu konuşmak için daha çok zamanınız olur<br />
Hazırlıklı Olun: Doktorunuz genel sağlık durumunuz hakkında mümkün olduğu kadar çok bilgi almak isteyecektir. Mevcut diğer sağlık sorunlarınız ya da almakta olduğunuz ilaçlar (bazen sertleşme sorununun nedeni olabilir) hakkında doktorunuza bilgi verebilmek için hazırlıklı olun. İlk adım olarak, doktorunuz diğer sağlık durumlarınızı test etmek ya da kullanmakta olduğunuz ilacı ya da alım şeklini değiştirmek isteyebilir.</p>
<p>Açık Olun: Bazen …. hayatınız hakkında kimseye söyleyemediklerinizi doktorunuza söylemeniz önemlidir. Sıkıntılarınız hakkında doktorunuzu ne kadar fazla bilgilendirirseniz, size o derece yardımcı olabilecektir<br />
Doktora Eşinizle Birlikte Gitmeyi Düşünün: Doktor ile olan randevunuza eşiniz ile birlikte gitmeyi düşünebilirsiniz. Eşinizin düşünceleri doktor açısından yararlı olabilir. Ayrıca bu, eşinize cinsel hayatınıza önem verdiğinizi ve bunu geliştirmek için çaba harcadığınızı göstermenin bir yoludur.</p>
<p>Daha önce denemiş olsanız da olmasanız da, cinsel sorunlarınız için bir tedavi yöntemi ararken kendinizi rahat hissetmeyebilirsiniz. Her durumda, probleminizi doktorunuz ile paylaşmanız başarılı bir tedavi görme şansınızı önemli ölçüde yükseltecektir. Doktorunuz genel sağlık durumunuzu bir bütün olarak değerlendirmek isteyeceği için cinsel sorununuz dahil olmak üzere tüm tıbbi özgeçmişinizi ve sağlık durumunuzu doktorunuza aktarabilecek durumda olmanız faydalı olacaktır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/cinsel-sorunlarinizi-doktorunuzla-nasil-konusmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adetli veye lohusa kadınla cinsel ilişkinin kefareti nedir</title>
		<link>http://www.everscared.com/adetli-veye-lohusa-kadinla-cinsel-iliskinin-kefareti-nedir.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/adetli-veye-lohusa-kadinla-cinsel-iliskinin-kefareti-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 02:48:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[âdetli]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkinin]]></category>
		<category><![CDATA[kadınla]]></category>
		<category><![CDATA[kefareti]]></category>
		<category><![CDATA[lohusa]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[veye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76289</guid>
		<description><![CDATA[Adetli veye lohusa kadınla cinsel ilişkinin kefareti nedir
Allah Resulu buyuruyor:
“Karısıyla hayız halinde, adetin ilk günlerinde ilişkide bulunursa bir dinar, son günlerinde bulunursa yarım dinar sadaka verir.”
Fıkıh kitaplarında, “Eğer kan kırmızı veya siyah ise bir dinar, sarı ise yarım dinar sadaka vermesi müstehap olur” denilmektedir.
Eğer bir müslüman adet halindeki hanımıyla ilişkide bulunmuşsa önce tevbe etmesi gerekir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adetli veye lohusa kadınla cinsel ilişkinin kefareti nedir</p>
<p>Allah Resulu buyuruyor:</p>
<p>“Karısıyla hayız halinde, adetin ilk günlerinde ilişkide bulunursa bir dinar, son günlerinde bulunursa yarım dinar sadaka verir.”</p>
<p>Fıkıh kitaplarında, “Eğer kan kırmızı veya siyah ise bir dinar, sarı ise yarım dinar sadaka vermesi müstehap olur” denilmektedir.</p>
<p>Eğer bir müslüman adet halindeki hanımıyla ilişkide bulunmuşsa önce tevbe etmesi gerekir. Sonra da yukarı da belirtildiği üzere fakirlere sadaka vermesi gerekir. Bu sadakayı her iki taraf da verir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/adetli-veye-lohusa-kadinla-cinsel-iliskinin-kefareti-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Modern yaşam cinsel isteksizlik yaratıyor</title>
		<link>http://www.everscared.com/modern-yasam-cinsel-isteksizlik-yaratiyor.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/modern-yasam-cinsel-isteksizlik-yaratiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 21:02:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[isteksizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Modern]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76287</guid>
		<description><![CDATA[Modern yaşam cinsel isteksizlik yaratıyor
Modern yaşamın ve ekonomik krizin libido kaybına (cinsel arzuda azalma) neden olduğu savunuluyor!
Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, modern yaşam ve ekonomik krizin libido kaybına (cinsel arzuda azalma) neden olduğunu savundu.
TAJEV’in Antalya’da düzenlediği 8. Türk Alman Jinekoloji Kongresi başladı. Kongreye katılan TAJ Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşam cinsel isteksizlik yaratıyor</p>
<p>Modern yaşamın ve ekonomik krizin libido kaybına (cinsel arzuda azalma) neden olduğu savunuluyor!</p>
<p>Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, modern yaşam ve ekonomik krizin libido kaybına (cinsel arzuda azalma) neden olduğunu savundu.<br />
TAJEV’in Antalya’da düzenlediği 8. Türk Alman Jinekoloji Kongresi başladı. Kongreye katılan TAJ Başkanı Prof. Dr. Ünlü, günümüzde yoğun stres ve toksik maddelerin etkisiyle kadınlarda yumurtalığın daha erken yaşlandığını, erkeklerde ise sperm sayısının radikal şekilde düştüğünü söyledi.<br />
Çevre zehirleri, toksik maddeler, radyasyon ve giderek daha stresli hale gelen şehir yaşamının birçok sağlık sorunuyla birlikte üreme problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ünlü, bunların en önemlilerinin, kadınlarda erken menopoza kadar giden yumurtlama bozuklukları, erkeklerde de spermin hareketlilik oranının azalması olduğunu kaydetti.<br />
SPERM SAYISINDA RADİKAL DÜŞÜŞ<br />
“Libidoda azalma ve erektif bozukluklar daha çok karşımıza çıkıyor” diyen Prof. Dr. Ünlü, bu sorunların kısırlığa neden olabildiğini de vurguladı.<br />
1950’li yıllarda erkeklerde bir mililitredeki sperm sayısının 250 milyon olduğunu anlatan Ünlü, “Son 50-60 yılda erkeklerin ortalama sperm sayısı mililitrede 250 milyondan 20 milyona düşmüş durumda. İleride bunun ne getireceğini bilemiyoruz” dedi.<br />
Her geçen gün daha çok sayıda kadının, ’yumurtalıklarının daha az çalıştığı’ ya da ’erken menopoz’ şikayetiyle kendilerine başvurduğunu belirten Prof. Dr. Ünlü, yumurtalıklarından ameliyat geçiren, yaşı ilerleyen ve ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan kişilerin, çocuk doğurma arzularını uzun yıllar ertelememelerini istedi.<br />
STRESTEN KURTULMAK ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI KOLAYLAŞTIRIYOR<br />
Cinsel istekte azalmanın tamamen modern yaşamla ilgili olduğunu dile getiren Prof. Dr. Cihat Ünlü, şunları söyledi:<br />
”Hastalarımızın çoğu cinsel isteksizlikten şikayetçi. Eskiden sadece kadınlar bu konuda başvururdu artık erkekler de geliyor. Çünkü modern yaşam, yoğun iş stresi, ekonomik krizler insanın kafasını sürekli meşgul ediyor. Tabii ki bir insanın sağlıklı cinsel yaşamı olması için her şeyden önce rahat olması, birtakım sorunlarla boğuşmaması lazım.<br />
Stres, trafik, egzoz, toksik maddeler, insan ilişkilerindeki problemler cinsel yaşamda bozukluk tarzında kendisini gösteriyor. Pek çok çift de bundan şikayet ediyor. İşin tuhafı hormonlarıyla ilgili bozukluk olduğunu düşünüyorlar. Oysa ki sorun, kesinlikle modern yaşamın yansımasıdır. Bu yüzden çiftlere psikoterapi ve birbirlerine daha çok zaman ayırmalarını öneriyorum. İnsanların iş ve yoğun stresten kurtulup kendilerine, sosyalleşmeye daha çok zaman ayırmaları çocuk sahibi olmalarını kolaylaştıracaktır.”<br />
MODERN KADIN YUMURTALARINI SAKLIYOR<br />
Prof. Dr. Ünlü, 40 yaşlarında, çalışan ve şu an çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların da yumurtalarının dondurulması talebiyle yaptıkları başvuruların arttığını bildirdi. Bu kadınların yumurtalarını dondurarak sakladıklarını dile getiren Ünlü, “Bu, günümüzde bize sık sık müracaat edilen bir konu olmaya başladı. Beş sene önce böyle bir müracaat almıyorduk, ama şimdi modern kadın bilgiye daha çabuk ulaştığı ve doğurganlık çağının sınırlı olduğunu bildiği için bize geliyor” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/modern-yasam-cinsel-isteksizlik-yaratiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıskançlık ilişkide aşkın göstergesi midir</title>
		<link>http://www.everscared.com/kiskanclik-iliskide-askin-gostergesi-midir.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/kiskanclik-iliskide-askin-gostergesi-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 19:29:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkide]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[mıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76285</guid>
		<description><![CDATA[Kıskançlık ilişkide aşkın göstergesi midir
Bazen sevginin kanıtı olarak görülse de kıskançlık ilişkileri yıpratan en önemli sorunlardan biridir.
“Kıskanan aşık seviyordur” cümlesi çoğu zaman ilişkilerdeki sorunları örtbas etmek için kullanılsa da kişinin hayatını kısıtlamaya kadar giden kıskançlık, ilişkilerin bitmesine, cinayetlere kadar gidebilecek ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle kıskançlığı ne zaman tehlikeli bir boyut aldığını bilmek gerekir. Konuyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kıskançlık ilişkide aşkın göstergesi midir</p>
<p>Bazen sevginin kanıtı olarak görülse de kıskançlık ilişkileri yıpratan en önemli sorunlardan biridir.</p>
<p>“Kıskanan aşık seviyordur” cümlesi çoğu zaman ilişkilerdeki sorunları örtbas etmek için kullanılsa da kişinin hayatını kısıtlamaya kadar giden kıskançlık, ilişkilerin bitmesine, cinayetlere kadar gidebilecek ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle kıskançlığı ne zaman tehlikeli bir boyut aldığını bilmek gerekir. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aylin Sezer, kıskançlık ile ilgili soruları yanıtladı.</p>
<p>Kıskançlık nasıl bir duygudur?</p>
<p>Kıskançlık, ilişkilerde, sosyal hayatta ve bilimde adı oldukça sık geçen bir konu. Kıskançlık, hem başkalarının sahip olduğuna sahip olma isteği, hem de sahip olduğunu, başkasına kaptırma korkusu, bir ilişkinin veya bir kişinin yitirileceği endişesidir. Günlük yaşamımızda, özellikle ikili yakın ilişkilerde kıskançlık kavramıyla sık sık karşı karşıya geliyoruz. “Kıskançlık, aşkın gölgesidir” diyor Ayala M. Pines. Kıskançlık için, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı, acı verici duygu diyebiliriz.</p>
<p>Kıskançlık insanın doğasında mıdır yoksa sonradan mı öğrenilir?</p>
<p>Kıskançlığın insanın doğasında mı olduğu, yoksa sonradan öğrenilen sosyo-kültürel bir kavram mı olduğu hala tartışılmaktadır. Evrim teorisine göre kıskançlık, kadın ve erkek için farklı evrimsel güçler tarafından şekillenmiş doğal bir tepkidir. Cinsiyet farklılıkları da insanın evrimsel tarihi boyunca karşılaştığı farklı üreme bedelleri ve uyum problemlerine bağlıdır. Evrim teorisine göre, döllenme kadın vücudunun içinde gerçekleştiği için anne çocuğun kendisinden olduğundan emindir, oysa baba bundan hiçbir zaman yüzde 100 emin olamaz. Bu yüzden de partnerinin onu cinsel anlamda aldatması erkeğin ilerde hem onun olmayan bir çocuğa imkanlarını sunması, hem de soyunu devam ettirememesi demektir. Kadının böyle bir problemi olmamakla birlikte, insan yavrusu iki ebeveynin de bakımına ihtiyaç duyduğu için, kadının soyunu devam ettirmesi için o bebeğin yaşaması gerekmektedir. Kadın bunun için partnerinin imkanları ve olanaklarıyla desteğine ihtiyaç duyar. Evrimsel teoriye göre bu yüzden, partnerinin başka bir kadına aşık olup, zaman ve imkanlarını ona yönlendirmesi kadın için bir tehlikedir.</p>
<p>Sosyo-kültürel yaklaşıma göre ise kıskançlık, sosyal ve kültürel bir olgudur. Kişi yaşadıkça, içinde bulunduğu toplumun yarattığı ilişki kurallarına göre kıskanmayı öğrenir. Kendi anne ve babasının ilişkisi o kişinin karşı cinsle ilişkisinde bir model olacaktır. Onların sevgi, saygı, sadakat, kıskançlık tanımlarını öğrenen çocuk, büyüdüğünde kendi ilişkisinde bu tanımlara uygun davranacaktır. Cinsiyet farklılıkları da kadın ve erkek için kıskançlık yaratan durumları ve uygun tepkileri tanımlayan sosyal kurallardan etkilenir.</p>
<p>Aşkın göstergesi midir?</p>
<p>Kıskançlık aşkın göstergesi değildir. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. Olağan sevmeden, kişinin duygularını yönetmede zorluk yaşaması durumuyla ayrıştırılabilir. Özellikle ilişkilerin başında yaşanan bu duygu, zamanla, ilişki olgunlaştıkça yerini daha kontrol edilebilir ve kalıcı duygular olan, sevgi, güven ve sadakate bırakır. İnsanın sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple, birbirini gerçekten seven iki insanın arasında bir miktar kıskançlık olması doğaldır, fakat sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur. Kıskanç kişilerin, sevilmeye karşı aşırı bir ihtiyaçları vardır ve yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygularıyla baş edemedikleri için ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemezler.</p>
<p>Kıskançlık yaşayan kişiler bir yandan ilişkilerini sürdürmeye çalışırken, bir yandan da özgüvenlerini korumaya çalışırlar. İlişkiyi korumaktaki amaç daha fazla yaşantı paylaşmakken, aşırı kıskanç kişiler bunu ancak tehdit ederek, zor kullanarak ya da küserek sağlayabileceklerine inanırlar. İlişkinin bir rakip tarafından tehdit edildiğini hissettikleri zaman da bu rekabette kaybedeceklerini, sevilmediklerini, sayılmadıklarını düşünürler.</p>
<p>Kıskançlık, içerisinde hangi duyguları barındırır?</p>
<p>Kıskançlık, içerisinde özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırır. Kişinin özgüveninde düşme olduğu zaman, kişi kendini yetersiz, değersiz hissetmeye başlar. Sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini ve kaybedeceğini düşünür. Bu endişe de kıskançlık duygusuna ve onunla baş etmek için yapılan sağlıksız davranışlara sebep olur. Aşırı kıskanç kişi, eşini devamlı kontrol eder, takip eder, onun yaşantısını sınırlar ve üzerinde bir baskı oluşturarak onu kaybetmeyeceğini düşünür. Oysa sadakat, tehditle değil sevgiyle sağlanır. Kıskançlık sonucu yapılan hareketler (takip etme, baskı altında tutma, öfke, şüphecilik) karşı tarafı daha da uzaklaştırır.</p>
<p>Kadın ve erkeklerin kıskançlık göstergeleri farklı mıdır?</p>
<p>Sadakat kıskançlığı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Eşlerin birbirlerini cinsel veya duygusal anlamda aldatması çoğu ilişkiyi derinden etkiler. Her iki cinste de kıskançlık görülse de, kadınlar ve erkeklerin kıskançlık bakımından farklılıklar gösterdiği bilinmektedir. Yapılan araştırmalar kadınların duygusal bir aldatma karşısında daha çok etkilenirken, erkeklerin cinsel bir aldatmada daha fazla kıskançlık yaşadığını göstermektedir.</p>
<p>Çiftler, zarar verici kıskançlığın önüne nasıl geçebilirler?</p>
<p>Descartes’e göre “Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur”. Kıskançlığa, öfke, değersizlik, çaresizlik, yetersizlik, yalnızlık gibi duygular eşlik eder. Birçok kişi geçmiş yaşantılarının yaralarını içinde taşır ve şimdiki ilişkisinde bu yaraları iyileştirmeye çalışır. Önemli olan, bu yaraları tanımak ve bugünkü ilişkiye taşımamaktır. Karşılıklı güven için iletişimin açık olması önemlidir. İmalı sözlerden, üstü kapalı eleştirilerden ve küskünlüklerden kaçınmak gerekir. Bu noktada, kıskançlığa ılımlı yaklaşmak ve eşleri karşılıklı konuşmaya teşvik etmek önemlidir.</p>
<p>Kadınlar mı daha kıskançtır erkekler mi?</p>
<p>Kadınlar ve erkekler arasında kıskaçlık derecesi bakımından bir fark aramak anlamlı olmasa da, kıskançlık, tepkileri farklılaşmaktadır. Kadınların, görece daha yapıcı davranıp, alttan alarak, kendi hak ve isteklerinden vazgeçtikleri, erkeklerin ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskançlıklarıyla baş etmeye çalıştıkları görülmektedir.</p>
<p>Kıskançlık ne zaman tehlikeli boyuta ulaşır?</p>
<p>Eşin telefonlarını dinlemek, takip etmek, eve gelince perdeleri, banyoyu, yatak odasını kontrol etmek, eşi akrabalar dahil kimseyle görüştürmemek, her anlatılan olayın altında bir anlam aramak aşırı kıskançlığa girer ve tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğudur.</p>
<p>Aşırı kıskançlık nasıl tedavi edilir?</p>
<p>Tedavide amaç, kişinin kıskançlık duygularının altında yatan duygu ve düşüncelere ulaşmaktır. Kişiden kıskançlık hissettiği anlardaki düşüncelerini incelemesi ve kıskançlıktan önce gelen duyguları fark etmesi istenir. Bu duygu ve düşüncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve rasyonel (mantıklı) olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olanak tanıyacaktır. Kişiye sevilemeye değer bir insan olduğu vurgulanmalı, kendi değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Bu noktada önemli olan, hem kişinin geçmişten getirdiği olumsuz algı ve ihtiyaçları belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmesi için daha sağlıklı yollar bulmasına yardım etmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/kiskanclik-iliskide-askin-gostergesi-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Horlama evli çiftleri boşanmaya kadar götürüyor</title>
		<link>http://www.everscared.com/horlama-evli-ciftleri-bosanmaya-kadar-goturuyor.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/horlama-evli-ciftleri-bosanmaya-kadar-goturuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 15:41:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çiftleri]]></category>
		<category><![CDATA[Evli]]></category>
		<category><![CDATA[götürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[Horlama]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76280</guid>
		<description><![CDATA[Horlama evli çiftleri boşanmaya kadar götürüyor
Ordu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Küçüker, horlamanın evliliği olumsuz etkilediğini belirterek, “Evli çiftler ilk olarak yataklarını, sonra odalarını ayırır, sonuçta da bu boşanmaya kadar gidebilir” dedi.
Dr. Küçüker, Ordu Devlet Hastanesi bünyesinde geçen mart ayında açılan uyku laboratuvarının Türkiye’de devlet hastaneleri bünyesinde bir ilk olduğunu ve şu ana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Horlama evli çiftleri boşanmaya kadar götürüyor</p>
<p>Ordu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Küçüker, horlamanın evliliği olumsuz etkilediğini belirterek, “Evli çiftler ilk olarak yataklarını, sonra odalarını ayırır, sonuçta da bu boşanmaya kadar gidebilir” dedi.</p>
<p>Dr. Küçüker, Ordu Devlet Hastanesi bünyesinde geçen mart ayında açılan uyku laboratuvarının Türkiye’de devlet hastaneleri bünyesinde bir ilk olduğunu ve şu ana kadar horlama şikayeti ile gelen 150 dolayında hastanın tedavi gördüğünü bildirdi.</p>
<p>Horlamanın çeşitli nedenleri olduğunu anlatan Küçüker, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Horlama, ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçimindeki ses olarak biliniyor. Sebebi dengesiz beslenme, boğaz-burun bölgelerindeki rahatsızlıklar ve hastanın yatak üzerinde dengesiz yatması olabiliyor. Alkol ve sigara da aynı şekilde horlamaya neden olabilir. Yine kişi eğer çok yorgun ise horlama başlar. Burada önemli unsur horlamanın sürekli olmasıdır.”</p>
<p>Çocuklarda görülen horlamaların ise genellikle kilodan kaynaklandığını ve bu konuda ailelerin daha dikkatli olması gerektiğini belirten Küçüker, horlamanın ciddi bir sorun teşkil ettiğini kaydetti.</p>
<p>Horlamanın sosyal olarak evli çiftler arasında da soruna neden olabildiğini vurgulayan Küçüker, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Horlayan kişi ailenin diğer bireyleri için de uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. En önemlisi evli çiftler ilk olarak yataklarını ayırır, sonra odalarını ayırır, sonuçta da bu boşanmaya kadar gidebilir. Bu nedenle horlama hali hafife alınmamalı.”</p>
<p>Tedavisi var</p>
<p>Horlamanın tedavi yöntemleri hakkında bilgi de veren Dr. Küçüker, çeşitli önerilerde bulundu.</p>
<p>Yetişkin kişilere spor yapmalarını öneren Küçüker, “Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı. Uykudan 4-5 saat önce alkol almaktan kaçınılmalı. Uykudan 3 saat önce ağır yemek yenilmemeli. Aşırı yorgunluktan sakınmalı. Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Aileler, çocukların kilo almasının önüne geçmeli. Kişinin burun ve boğazında rahatsızlık söz konusu ise mutlaka hekime başvurulmalı” diye konuştu.</p>
<p>Ordu Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren uyku laboratuvarı hakkında da bilgi veren Küçüker, horlama şikayeti ile gelen hastaların öncelikli olarak yakınlarından uyku halindeki durumuyla ilgili bilgi aldıklarını belirten Küçüker, “Daha sonra hastalar bir gece burada uyutularak gece uyku hali gözlemleniyor. Horlamanın nedenleri tespit ediliyor. Eğer horlamanın sebepleri arasında kişinin burun ve boğaz kısmı ile alakalı ise tedavi o yönde yapılıyor” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/horlama-evli-ciftleri-bosanmaya-kadar-goturuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katkı maddeleri erkeğin cinsel gücünü azaltıyor</title>
		<link>http://www.everscared.com/katki-maddeleri-erkegin-cinsel-gucunu-azaltiyor.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/katki-maddeleri-erkegin-cinsel-gucunu-azaltiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 13:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[azaltıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[erkeğin]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[Katkı]]></category>
		<category><![CDATA[maddeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76291</guid>
		<description><![CDATA[Katkı maddeleri erkeğin cinsel gücünü azaltıyor
Medical Research Council’in önde gelen bilim adamlarından Profesör Richard Sharpe tarafından yapılan araştırmaya göre birçok gıda, kozmetik ve temizlik ürününde kullanılan katkı maddeleri, erkeğin cinsel gücünü tehlikeye atıyor.BBC’nin haberine göre Sharpe, insanları ve doğayı zararlı kimyasallardan korumak için çalışan yardım kuruluşu CHEM Trust’a, kimyasal katkı maddeleriyle erkeğin cinsel gücü arasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Katkı maddeleri erkeğin cinsel gücünü azaltıyor</p>
<p>Medical Research Council’in önde gelen bilim adamlarından Profesör Richard Sharpe tarafından yapılan araştırmaya göre birçok gıda, kozmetik ve temizlik ürününde kullanılan katkı maddeleri, erkeğin cinsel gücünü tehlikeye atıyor.BBC’nin haberine göre Sharpe, insanları ve doğayı zararlı kimyasallardan korumak için çalışan yardım kuruluşu CHEM Trust’a, kimyasal katkı maddeleriyle erkeğin cinsel gücü arasındaki bağlantıyı kanıtlayan bir rapor sundu.<br />
Sharpe, hormon bozukluğuna yol açan söz konusu kimyasalların, erkekleri daha anne karnındayken “kadınsılaştırdığını” ileri sürdü.<br />
Doğum sırasında meydana gelen bozukluk sayısındaki artış, testis kanseri ve sperm sayısının azalmasıyla, bazı ürünlerdeki kimyasal katkılar arasında bağ kuran Sharpe, hormon bozukluğuna yol açan katkı maddelerinin, erkeklik hormonlarının sağlıklı çalışmamasından kısmen de olsa sorumlu olduğunu belirtti. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/katki-maddeleri-erkegin-cinsel-gucunu-azaltiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar vermezmı</title>
		<link>http://www.everscared.com/hamilelikte-cinsel-iliski-bebege-zarar-vermezmi.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/hamilelikte-cinsel-iliski-bebege-zarar-vermezmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 11:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[vermezmı]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76295</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar vermezmı
Gebelik döneminde cinsellik konusunda bilgilenme ve bilgilendirme alışkanlığının olmaması, yanlış inanış ve gereksiz korkulara neden oluyor.
Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Altuğ Semiz, “Gebelikte cinsel yaşam “hakkında bilgi verdi.
Gebelik dönemi kadın hayatının en karmaşık dönemlerinden biridir. Psikolojik ve bedensel çok sayıda değişimin izlendiği bu dönemde kadının bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar vermezmı</p>
<p>Gebelik döneminde cinsellik konusunda bilgilenme ve bilgilendirme alışkanlığının olmaması, yanlış inanış ve gereksiz korkulara neden oluyor.</p>
<p>Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Altuğ Semiz, “Gebelikte cinsel yaşam “hakkında bilgi verdi.<br />
Gebelik dönemi kadın hayatının en karmaşık dönemlerinden biridir. Psikolojik ve bedensel çok sayıda değişimin izlendiği bu dönemde kadının bir takım alışkanlıklarının da değişmesi ve yeni bir yaşam biçimini benimsemesi doğal bir adaptasyon şeklidir.</p>
<p>Bununla beraber yaşanan bu sürece uyum adına yapılanların, yanlış bilgilenmeler yüzünden, henüz var olmakta olan bebeği korumak adına takıntı halini alması doğru ve açık bilgilendirme ile engellenebilir. Burada hekim-hasta ilişkisinin net ve anlaşılır kurulması gebe ve eşini rahatlatmakla beraber; gelişmekte olan bebek için her koşulda en doğrunun yapılabilmesine olanak sağlamaktadır.<br />
Özellikle cinsellik konusunda bilgilenme-bilgilendirme alışkanlığından yoksun yani bizimki gibi toplumlarda gebelikle beraber cinselliği konuşmak daha da zor bir hal almakta ve bu da bilginin, yerini yanlış inanış ve gereksiz korkulara bırakmasına neden olmaktadır.<br />
CİNSEL HAYAT SONA ERMELİ Mİ?<br />
Nedir doğrusu? Gebelikle beraber cinsellik sona ermeli mi, yoksa cinsel hayatın devamı aynen mümkün müdür?<br />
Hamileliliğin ilk dönemlerinde başka bir nedene dayanan düşük tehdidi söz konusu değilse cinsel ilişkinin düşüğe yol açması söz konusu değildir!<br />
Hamilelik, embriyonun ana rahmine düşüp tutunması ile başlar. Bu dönem kadının henüz gebe olduğunu bilmediği ancak aslında sürecin başladığı bir dönemdir. Gebelik teşhisine kadar geçen sürede – ki bu 2-3 hafta kadar bir zamanı içerir- kadınlar hamile oldukları bilgisinden bağımsız, normal hayat rutinlerine devam etmektedir. Haliyle cinsel hayatları da her zamanki şeklindedir. Bu esnada yaşanan cinsel ilişkiler aslında gebelik adına en riskli dönem olmasına rağmen gebeliğin başlaması adına bile bir risk teşkil etmezler.</p>
<p>Hamilelik teşhisi konulduktan sonra da cinsel ilişkiye devam etmemek bu nedenle de gereksiz bir tedbir sayılabilir. Embriyonun oturduğu rahim boşluğu ile ilişkiye girilen vajina aynı organ değildir. Vajina kubbesi ile rahim boşluğu arasında anatomik ve kimyasal bariyerler mevcuttur. Bu nedenle cinsel ilişki sırasında bebeğe zarar vermek söz konusu olamaz.</p>
<p>Ancak ilişkinin gerek travmatik gerekse kimyasal açıdan ilk üç ay içerisinde düşüğe yol açıp açmaması yine de bilimsel açıdan da bir merak konusu olmuş ve bu konu üzerine bilimsel çalışmalar da yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda başka nedenlere bağlı olarak düşük tehdidi olmayan kadınların cinsel ilişkiye girmesinin düşük olasılığını artırmadığı kanıtlanmıştır. Bu nedenle de eğer gebeliğinizde başka bir nedene dayanan düşük tehdidi söz konusu değilse cinsel ilişkinin düşüğe yol açması söz konusu değildir.<br />
GEREKTİĞİNDE PSİKOLOJİK DESTEK ALIN<br />
Gebeliğin ilk üç ayında anne adayında genel olarak bir halsizlik, uyku hali, mide bulantısı mevcuttur. Bu agresif değişimler anne adayının cinsellikten uzaklaşmasına ve isteksizliğine neden olabilmektedir. Bu çok doğal ve aynı zamanda geçici bir süreçtir. Anne adaylarının çok az bir kısmında bu isteksizlik altta yatan başka nedenlere bağlı olarak devam edebilir. Bu durumlarda çiftlerin birbirine açık, yardımcı ve anlayışlı olması sürecin daha kolay geçirilebilmesini sağlamaktadır. Çiftin zorlandığı durumlarda psikolojik destek alınması ilişkinin geleceğinde sorunun devam etmesini engelleyebilir.<br />
İLERLEYEN DÖNEMDE İLİŞKİ SAYISINDA SINIRLAMA YOK<br />
Gebelik ilerledikçe anne adayının hormonal dengesinde de değişiklikler olmaktadır. İlk 12- 14 hafta hamileliğin en zor geçirilen dönemiyken sonrasında anne adayı çok belirgin rahatlayacaktır. Vücudunda hissettiği genel halsizlik, bulantı gibi şikayetler biter. Dahası değişen hormon dengeleri ile çok daha enerjik, mutlu ve heyecanlı bir hal alır. Bu dönemler kadınların gebelik döneminde libidosunun en yüksek olduğu dönemlerdir.</p>
<p>Genital bölgedeki kanlanma artışı sayesinde daha kolay uyarılır ve daha kolay orgazma ulaşabilir. Bu libido artışı tamamen normaldir. Ve cinsel ilişkiye girmenin bu dönemde de herhangi bir zararı olmadığı gibi ilişki sayısında bir sınırlamada yoktur. Çiftler, birbirinin ihtiyaç ve talepleri konusunda anlayışlı ve sabırlı davranarak, istediklerini yaşayabilirler.<br />
ORGAZM ANNE VE BEBEK İÇİN RİSK OLUŞTURMAZ<br />
Bu konuda yanlış bilgilenmelerden biri de orgazm olmanın bebek ya da anne sağlığı açısından bir risk teşkil edebileceği düşüncesidir. Orgazmın kadın vücudunda nelere sebep olduğu uzun yıllardır bilinen bir gerçek. Bununla beraber, yine uzun zamandır gebe kadınların orgazm yaşamaları sırasında ve sonrasında bedeninde oluşan değişiklikler bilimsel açıdan bilinmektedir. Gebe kadının orgazm olmasının bebeğe ya da kendine hiçbir zararı yoktur.</p>
<p>Orgazm sonrası genel bir rahatlamadan sorumlu olan endorfin salgısının, bebeğin de yararına olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle cinselliği hem en istekli hem de en rahat yaşayabileceğiniz ikinci üç aylarda bu konuda çok rahat olabilirsiniz. Ayrıca gebeliğin bu ayları kendinizi en çekici hissettiğiniz döneminiz olduğundan partnerinizle olan cinsel hayatınız için çok renkli ve değişik deneyimler de söz konusu olabilir.<br />
CİNSEL İLİŞKİ ERKEN DOĞUMA NEDEN OLMAZ<br />
Hamileliğin son dönemlerinde anne adaylarını en çok yoran şey karnında giderek büyüyen bir ağırlık taşımak ve beraberinde gelen ödemin yıpratıcı etkileridir. Bu dönemde ve özellikle doğuma yakın zamanlarda anne adayları kendilerini daha hareketsiz kılar ve kötü hissetmeye başlarlar. Çoğu kez gebelerin aklına cinsellik gelmemektedir. Üstüne üstlük bu dönemlerde cinsel ilişkinin erken doğuma neden olabileceği de sıkça karşılaşılan bir düşüncedir.</p>
<p>Ancak genel kanının aksine cinsel ilişki varlığı ya da sayısının erken doğumla bir ilişkisi saptanmamıştır. Gebeliğin doğuma yakın zamanlarında da cinsel ilişkiye girilebilir. Burada en başta yaşanan sorunlardan biri bebeğin varlığından kaynaklanan cinsel birleşmede teknik yetersizlik olabilir. Bu sorunu cinsel birleşme pozisyonunda farklılık yaparak aşmak mümkündür ve bebeğe herhangi bir zarar verme olasılığı yoktur.<br />
GEBELİK KADIN İÇİN EN GÜZEL ÖZGÜN DENEYİMDİR<br />
Sonuçta hamilelikte cinsel ilişkinin bebeğe ya da anne adayına en ufak bir zararı bulunmamaktadır. Eğer anne adayının bu duruma engel bir problemi varsa ya da yüksek riskli bir gebelik mevcutsa bu durum hekiminiz tarafından size bildirilecektir. Bütün bunlardan önemlisi gebenin kendi durumu hakkında hekimden bilgi alması ve gebelikte yapabileceklerini kendine özgü belirlemesidir.</p>
<p>Herhangi bir tıbbi probleminiz bulunmadığı koşullarda cinsellik yaşamaktan çekinmenize hiçbir neden bulunmamaktadır. Gebelik, hayatınızı devam ettirebileceğiniz ve kadın olarak yaşayabileceğiniz en güzel ve özgün deneyimdir. Bu muhteşem döneminizde cinselliğinizi de sınırlamanız gerekmeyecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/hamilelikte-cinsel-iliski-bebege-zarar-vermezmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomik şiddet boşanma nedeni</title>
		<link>http://www.everscared.com/ekonomik-siddet-bosanma-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/ekonomik-siddet-bosanma-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 10:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[Nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=76297</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomik şiddet boşanma nedeni
Yargıtay Genel Kurulu, bir kadının maaşına el koyup çay parası dahi vermeyen, kırılan bir çay bardağının bile hesabını soran kocası aleyhine açtığı boşanma davasını onadı. Koca tazminat ve mahkeme masraflarını da ödeyecek
Ankara 8. Aile Mahkemesi, bir ilke imza atarak, Adalet Bakanlığı’nda çalışan bir çiftin boşanma davasında, kadının kocasından “ekonomik şiddet” gördüğü gerekçesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik şiddet boşanma nedeni<br />
Yargıtay Genel Kurulu, bir kadının maaşına el koyup çay parası dahi vermeyen, kırılan bir çay bardağının bile hesabını soran kocası aleyhine açtığı boşanma davasını onadı. Koca tazminat ve mahkeme masraflarını da ödeyecek</p>
<p>Ankara 8. Aile Mahkemesi, bir ilke imza atarak, Adalet Bakanlığı’nda çalışan bir çiftin boşanma davasında, kadının kocasından “ekonomik şiddet” gördüğü gerekçesiyle kadın lehine boşanma kararı verdi. Kadının maaşına el koyan, çay parası dahi vermeyen kocanın tazminat ödemesine ilişkin karar, koca temyize gidince Yargıtay’dan döndü.<br />
Ancak Aile Mahkemesi hâkimi Eray Karınca kararında direnince karar yeniden yüksek yargıya gitti. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da mahkemenin kararını onadı.<br />
Dava konusu olay şöyle gelişti:</p>
<p>Davacı kadının iddiaları<br />
34 yıllık evli olan ve Adalet Bakanlığı’nın farklı birimlerinde çalışan M.Ö. ile S.Ö. maddi konularda anlaşmazlık yaşadı. Bir süre önce emekliye ayrılan kadın, çalışırken emekli aylığı bağlanınca da kocası M.Ö.’nün gelirine el koyduğunu, kendisine çay parası dahi vermediğini iddia etti.<br />
Ankara 8. Aile Mahkemesi’nde görülen davada kadın, “kendisini hastalığı döneminde otomobiliyle hastaneye götürmediğini, ilgi göstermediğini, hastaneye giderken üzerinde bir taksiye verecek kadar para bulunmadığını, içeceği çay parasını hesaplamasına neden olduğunu, eşinin kırılan bir çay bardağının bile hesabını sorduğunu, parasını kendisinin kullanmak istemesi durumunda ise davalının ‘herkes kendi ihtiyacını karşılayacak’ dediğini” iddia ederek, kocasından boşanmak istediğini belirtti.<br />
Mahkeme, boşanmaya karar verirken, maddi baskı yaparak “ekonomik şiddet” uyguladığı kanaatine vardığı kocanın 2 bin 500 TL tazminat ile dava masraflarını da ödemesine hükmetti.</p>
<p>Tutumluluk gerekçesiyle ret<br />
Ancak koca M.Ö. temyiz başvurusu yapınca, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi “şiddetin ispatı olmadığı” gerekçesiyle kararı bozdu. Dairenin 1. Başkanvekili Zeki Akar bozma gerekçesinde şöyle dedi:<br />
“Emekli olan iki küçük memur çalıştıkları dönemde yaptıkları tasarruflar ile ev, yazlık ve otomobil sahibi olmuşlardır. Ankara’da kendi evlerinde oturmaktadırlar. Eğer bu evi yaptıkları tasarrufla almamış olsalardı ayda asgari 500 TL kirada oturmak zorunda kalacaklardı. Yani emekli maaşlarının yarısını ev kirası vereceklerdi. Kalan parayla zor geçineceklerdi. Tutumlu olmalarını yadırgamak ve bunu boşanma sebebi saymak mümkün mü? Tabii ki değil.”<br />
Karar, yeniden yerel mahkemeye döndü, hâkim Eray Karınca ise ilk kararında direndi ve Yargıtay’a yeniden gönderdiği gerekçeli kararında şöyle dedi:</p>
<p>‘Erkeğin cimriliği somut’<br />
“Bu durumun aynen gözün morartılması, kolun bacağın kırılması gibi gözlenmesi olanaklıdır. Yargıtay’la aramızdaki temel ayrılık her ne kadar ilk bakışta ispat hukukuna ilişkin gibi gözükmekteyse de özde fiziksel şiddete yoğunlaşılıp ekonomik şiddetin gözden kaçırılmasından kaynaklanmaktadır…<br />
Davacı kadının hastalığı döneminde taksi parasını dahi ödeyememesi, davalı erkeğin cimriliği nedeniyle onu otomobiliyle hastaneye götürmeyişi, tanıkların somut ve görgüye dayalı bilgileridir.<br />
O halde, uzun yıllar eşinin aşırı hesaplı ve cimrilik ölçüsündeki tutumluluğuna dayanmak zorunda kalan kadının, ekonomik ve sosyal alanda özgür ve rahat yaşamak ve ekonomik şiddetten kurtulmak için açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği inancıyla önceki kararımızda direnilerek, aşağıdaki yargı kurulmuştur.”</p>
<p>Örnek bir karar<br />
Karar bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gitti. 13 Mayıs tarihinde davayı karara bağlayan Yargıtay Genel Kurulu, Ankara 8. Aile Mahkemesi’nin kararını onadı. Böylece “ekonomik şiddet”e dayalı boşanma davasında örnek bir karar, Türk hukuk sisteminde yerini almış oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/ekonomik-siddet-bosanma-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus kadınlarda ilişkiye girememe hakkında bilgiler</title>
		<link>http://www.everscared.com/vajinismus-kadinlarda-iliskiye-girememe-hakkinda-bilgiler-2.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/vajinismus-kadinlarda-iliskiye-girememe-hakkinda-bilgiler-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 18:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[girememe]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=74580</guid>
		<description><![CDATA[Vajinismus kadınlarda ilişkiye girememe hakkında bilgiler
Vajinismus Nedir? Vajinismus şu şekilde tanımlanabilir;
Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı ağrılı olması ya da cinsel birleşmenin birleşmenin gerçekleşmemesi gerçekleşememesidir.
Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajinismus kadınlarda ilişkiye girememe hakkında bilgiler</p>
<p>Vajinismus Nedir? Vajinismus şu şekilde tanımlanabilir;<br />
Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı ağrılı olması ya da cinsel birleşmenin birleşmenin gerçekleşmemesi gerçekleşememesidir.<br />
Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir. Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir.</p>
<p>Vajinismus Ne Zaman Açığa Çıkar ?</p>
<p>Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner. Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir. Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır. Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır.</p>
<p>Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.<br />
Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.</p>
<p>Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.</p>
<p>Vajinismus Nedenleri ;</p>
<p>Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır. Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır. Vajinusmusu olan kadınlar bilinçli olarak cinsel ilişkiye girmek istemeyebilir ama bilinç dışı olarak penisin vücuduna girmesini engellemek isterler. Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazen vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin girmesi olanaksızlaşır. Bu tür vajinal kasılmalara vajinismus diyoruz. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır. Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir.</p>
<p>Cinsel İlişkiye girememe -vajinusmus sıklıkla psikolojik kaygı ve endişelerden yıllar içerisinde genellikle uzun süreli kronik bir zeminde gelişim göstermektedir</p>
<p>Sosyal-Psikolojik nedenler arasında:Esas Olarak Vajinal Kasılmanın ( Vajinismus) nedenleri tamamıyle psikolojiktir ;</p>
<p>Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır. Bir başka sorun olan kızlık zarının korunması fikri de, genç kızlarımızı evleninceye kadar yaşayacakları veya yaşadıkları cinsel yaklaşımlarda tek fikir olan “aman zarıma bir şey olmasın” dürtüsüyle yaşadıkları ve şartlandıkları gerginlik yine ilişki kuracakları zaman önlerine çıkacak ve yılların şartlanması işlevini devam ettirecektir. Bunların yanı sıra filmlerde ve romanlarda veya insanların kulaktan dolma yanlış olarak edindikleri cinsel bilgilerle ilk ilişki sırasında ve kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyacakları fikri, onları ilişkiden uzaklaştırmakta, soğutmakta ve kasılmalarına sebep olmaktadır. Bir diğer faktör de; cinsel tacize veya tecavüze uğramış bayanlarda cinselliğin bu olayı hatırlatmasına bağlı olarak kasılmalar olabilir.</p>
<p>Nedeni ne olursa olsun eğer çiftler işbirliğine istekliyse vajinismus her zaman tedavi edilebilir. Önemli olan tedaviyi istemek bunun için seksüel terapi merkezlerine baş vurmaktır.</p>
<p>Vajinismus Belirtileri ;</p>
<p>Genel Tanılama : Aşağıdaki vajinismus belirtileri ile ilgili açıklamalardan her hangi biri sizin durumunuzu tanımlıyor mu?</p>
<p>Birleşme sağlanıyor ancak hareket etmek canımı acıtıyor ve durmak zorunda kalıyoruz.;<br />
Benim de çabalamama rağmen hiç kimseyle tam olarak birleşme gerçekleşmedi.;<br />
Bugüne kadar hiç acısız cinsel birleşme gerçekleştirmedim;<br />
İlişkiye girmeye teşebbüs ettikten sonra yanıcı tarzda bir acı hissediyorum.;<br />
Partnerim içime girmeyi denediğinde duvara çarpmış gibi oluyor.;<br />
Cinsel ilişkiyi tamamlayamıyorum.;<br />
Kolay olmamasına rağmen tam olarak birleşme sağlanması için zorluyoruz.;<br />
Gerçekten cinsel ilişkiye girmek istesem bile vajinamı sıkıyor gibi görünüyorum.;<br />
Bir çok defa cinsel ilişkiye girmeyi denemiş olmama rağmen hala bakireyim.;<br />
Tampon kullanamıyorum çünkü tamponu vajina içine yerleştirmek çok zor.;<br />
Bugüne kadar jinekolojik muayeneyi tamamlayamadım;<br />
Vajinismus Güncel Yaklaşım ve Tedavi Yöntemleri ;</p>
<p>Hasta ve eş için oldukça sıkıntılı bir durum olan vajinismus vakalarında rahatsızlık, ; eşin duyarlı ve paylaşımcı yaklaşımı ile aile içerisinde yıllarca saklı kalabilmekte ve ;çiftin bir süre sonra cinselliğe duyarsızlaşmasına yönelerek cinsel soğukluk ve duyarsızlık çıkmazına doğru. İlerleyen komplike problemlere de zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>Vajinismus ;sorununa sahip çiftlerde yönelim, çoğu zaman artık aileye yeni bir bireyin eklenmesi gerektiği dönemlerde artmaktadır. Genellikle hanımlar bu olayın yakın arkadaş ve aileleri tarafından duyulmaması için büyük bir çaba içerisinde girmektedirler. Yaşanan tüm bu kısır döngüler rahatsızlığın çözüm sürecinde gecikmelere neden olabilmektedir</p>
<p>Vajinismus tedavi sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir. Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve tedavi olma imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.</p>
<p>Vajinismus için çözüm yolları ;</p>
<p>Vajinismus ile ilgili protokolleri uygulayacak ekibin vajinismus konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim olması için koşuldur. Vajinismus çözümlenmesinde başarı sağlanamaması eşlerin güveninin kırılmasına ve isteklerinin ortadan kalkmasına neden olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.</p>
<p>Hastanın detaylı olarak psikolojik özgeçmisi değerlendirilerek sorunun çözümü aşamasında neler yapılacağına dair bilgi verilmesi gerekir. Tamamen hasta ile açık ve samimi bir uyum ortamının oluşturulması olumlu bir gelişme olacaktır. İyileşme aşamalarında hasta ile irtibat koparılmamalı hastanın size herzaman çekinmeden ulaşmasını ve hatta seanslar arasında sorunu olmasa bile sizle bağlantı sağlamasını sağlamanız hastanın güvenini ve terapiye uyumunu arttıracaktır.</p>
<p>Egzersiz ve diğer aşamalarda biz doğal olmayan herkangi bir aracı kişisel tecrübelerimize dayanarak önermiyoruz uygulanan bu tür yöntemler veya, benzeri materyaller hastada olumsuz çağrışımlara neden olarak tedavi aşamalarını reddine neden olabilmektedir. Hastaya uygun planlanan cinsel terapi metodları ile iyileşme sağlanması abartılı bir durum olmamaktadır.</p>
<p>Vajinismusa sebep olan etmenler ;</p>
<p>Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda da yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda ,doğum,düşük, kürtaj, vb. vajinismus gelişebilir.<br />
Daha önce belirtildiği gibi, çoğu zaman bilinçaltında cinselliğe ve cinsel ilişkiye yönelik kaygılar, korkular yatmaktadır ve vajen kasının kasılması kadını bu korktuğu durumdan koruyan bir savunma sistemi gibidir. ç ok seyrek olarak yaralanmalar ya da kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir. Esas olarak vajinal kasılmanın nedenleri tamamıyla psikolojiktir ve iyileştirilebilir.</p>
<p>10 Kadından 1 ‘i vajinismus</p>
<p>Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) ;ın yaptığı ve Türkiye;de ik kez vajinusmusun sorulduğu araştırma sonuçlarına göre batı toplumlarında görülme sıklığı yüzde 1 olan vajinismus, Türkiyede her on kadından birinin sorunu.<br />
Vajinismus sıklıkla psikolojik kaygı ve endişelerden yıllar içerisinde genellikle kronik bir zeminde gelişim göstermektedir.</p>
<p>Kızlık zarı hakkında öğretilen toplumsal baskı vakalarımızın birkısmında karşımıza çıkan esas etkenler arasında ilk sıraları koruduğunu görmekteyiz.</p>
<p>Ayrıca çocukluk döneminde yaşanan kötü tecrübe ve anılar da (taciz, tecavüzler) de vajinismusa yol açabilmekte ve hastalarımız da sorunun nedeni olarak psikolojik değerlendirme başamaklarında ortaya çıkabilmektedir.<br />
Bunun yanısıra sağlıklı bir cinsel yaşam sürecinde ve hiç vajinismus problemi olmayanlarda yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda (doğum, düşük, kürtaj, kızlık zarı yırtılması hastada kötü deneyimlere neden olan jinekolojik muayene ve operasyonlar gibi) vajinismus ve cinsel ilişki sırasında ağrı korkusu gelişebilir.<br />
Bazan de çiftlerin cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri de beraberinde korku ve paniği getirerek vajinismusa cinsel birleşme korkusu yol açabilir.</p>
<p>Bazen önceden iyileşmiş olan vajinismus hastalarında kişilerde nüksler (problemin tekrarlaması) de oluşabilir Genital Cinsel organ korkusu – yetersiz cinsel eğitim vajinismus nedeni olabilir mi ?</p>
<p>Cinsel organın büyüklüğü veya küçüklüğüne yönelik cinsel kaygılar,aile veya arkadaş çevresinden alınan yanlış bilgiler hastanın bu endişesinin artmasına ve vajinismus gelişimine kolaylıkla zemin hazırlamaktadır. Yurtdışında vajinismus vakalarına oldukça az rastlanmasının temel nedenlerinden birisi cinsel eğitimin bu ülkelerde çocuk ve erişkin gelişimine paralel olarak bilimsel olarak verilmesi gerçeğidir.Genç kızlarımıza kesinlikle evllilik öncesi veya gelişim aşamasında cinsel sağlık ve eğitim verilmesi bu türü bu tür sorunların daha az sıklıkla oluşumunu sağlıyacaktır.</p>
<p>Vajinismus ve çocuk sahibi olmak ;</p>
<p>Vajinismus cinsel ilişkiye giremeyen hastalarımız bazen bize biz bu sorunumuzu çözemiyoruz gitmediğimiz doktor,psikolog çalmadığımız kapı kalmadı bize tüp bebek veya aşılamayla gebelik şansımız olabilirmi? Gibi isteklerle gelmekteler.</p>
<p>Vajinismus sorununu çözemediğiniz veya çözmek istemeyen hastaya çocuk isteğini sağlamak için yardımla üreme yöntemleri uygulamak doğru mudur?</p>
<p>Bu yanlış bir yaklaşım dır. Sorunun bu şekilde çözümü hastanın beklentilerini ve cinsel hayatına dair sorunların daha çözümsüz ve sorunlu halegetirilmesinden ileriye gitmeyecek bir metod olacaktır.<br />
Belirttiğim gibi bu tür kısa vadeli çözümler yerine vajinismus sorununun çözümü hem daha kolay ve hastanın cinsel sağlığı, aile yapısının temel dinamiklerini kuvvetlendirici bir yaklaşım olacaktır.<br />
Hayatınızda cinsellik var ise (yüzeysel yada tam birleşme) gebe kalınabilir. Eğer normal bir cinsel hayatınız var ise gebe kalmanız için fiziksel şartlarınızda uygun olduğunda hiç bir engel yok.</p>
<p>Vajinismus problemi yaşayan kadınların aşılama yönteminede ihtiyacı yok gebe kalabilmek için. Yüzeysel olan cinsel birleşmede eğer vajen girişine boşalma oldu ise sperm içeri ilerleyebilir ve kadın gebe kalabilir.</p>
<p>Dolayısıyla aşılama tüp bebek gibi yöntmeler para ve zaman kaybı kaldı ki vajinismus problemi yaşayan kadın jinekolojik masadan ve jinekolojik muayeneden de rahatsızlık duyar. Aşılama yönteminde defalarca muayene olmanız ve işlemin uygulanması için defalarca jinekolojik masaya yatmanız gerekir.</p>
<p>Demek ki gebe kalmak için bununla uğraşmak yerine evlilğinizin her noktasını etkileyen vajinismus probleminin çözülenmesi normal bir cinsel hayatınızın olması daha kolay, daha sağlıklı daha gerçekçi bir süreçdir.</p>
<p>Çocuk sahibi oldunuz ama hala ilişkiye giremiyorsunuz bu sağlıklı ve mutlu bir evlilik mi?<br />
Elbette hayır.</p>
<p>Normal doğum yaptınız bu sayede vajen kaslarının genişleyip açılacağı ve ilişkiye girmenizi kolaylaştıracağını sanıyorsunuz.<br />
Sorun vajinanın dar ve küçük olması değil, kadının korkusundan dolayı vajen kaslarının refleks olarak kasmasıdır.</p>
<p>Bu problemi yaşayan kadınlar bilir daha kadın bacaklarını bile kontrol edemiyordur ki vajinanın büyük küçük olması bu yazımızın kapsamında olsun. Sorunun bu şekilde çözümü hastanın iyileşmeye yönelik beklentilerini ve cinsel hayatına dair sorunların daha çözümsüz ve sorunlu hale getirilmesinden ileriye gitmeyecek bir metod olacaktır. .</p>
<p>İki çocuğu olup yada gebe olup vajinismus için çözüm arayanların sayısı az değildir.</p>
<p>Bu yüzden vajinismus gebe kalmaya engel değil ama amacınız çocuk sahibi olmaktan önce normal istediğiniz an yaşayabildiğiniz spontan bir cinsel hayatınızın olması olmalıdır. bu konuda mutlaka eşinizin fikrinide önemsemelisiniz.</p>
<p>Cinsel uyum yalnızca cinsel organların birleşmesi demek değildir.Aslında cinsel uyum,genel uyumun bir parçasıdır ve bir çok karmaşık ruhsal olayları içerir.Eğer eşlerin genel uyumları ile ilgili sorunları varsa tabi ki bu durum cinsel uyumlarını da etkiler.</p>
<p>Bu sebeple vajinismus tedavisinde öncelikle bu sorunları keşfedip,farkına varmak gerekir.Bazı vakalarda sadece bu sorunları keşfetmek ve terapisini yapmak vajinismus sorununu tamamen çözmektedir.</p>
<p>Bu sebeple cinsel uyumun içinde sevme, sevilme, bağlılık,dokunma,okşanma,konuşma,söyleşi,paylaşma,özleme vb.gibi bir çok duygu ve gereksinimler yer alır.</p>
<p>Vajinismus cinsel ilişkiye giremeyen hastalarımızın tedavisinde bilişsel davranışçı terapilerin yanında hipnoz tekniği kullanılır.Buradaki amaç,kişinin korkularının ve kaygılarının ilk önce düşüncede aşılmasını sağlamaktır.Çünkü,vajinismusun temelinde olumsuz cinsel düşünceler vardır.Bunların keşfinde ve tedavisinde hipnoz kullanılır.Kişi bu sayade kendini,cinsellikle ilgili düşüncelerini farkeder,onun yerine olumlu cinsel düşünceleri oluşturur. Bununla birlikte kişi rahatlama egzersizlerini öğrenir ve kasılmalarını kontrol edebilir hale gelir. Tabiki tüm bunların olabilmesi için kişinin inançlı olması ve iyileşmeyi gerçekten istemesi ve eşiyle veya eşsiz gelmesi gerekir.</p>
<p>Biz kendi hastalarımıza yanlızca kadın doğumcu gözüyle değil cinsel eğitim terapisi veya hipnoterapi yaparak maximum 2 seansta ( her seans arası hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genelde 3 gün olmaktadır).Kalıcı çözüme ulaşıyoruz. Ve lütfen hayatı kendinize zehir etmeden ve zaman kaybetmeden birlikte bu sorunu çözebileceğimize inanın. Ve lütfen hayatı kendinize zehir etmeden ve zaman kaybetmeden birlikte bu sorunu çözebileceğimize inanın.</p>
<p>Cinsellikle- cinsel kimlikle ilgili yanlış inanışlar<br />
Cinsel -genital organlarla ilgili eksik ve hatalı bilgiler<br />
Çocukluktan-ergenlikten kalma korkular,<br />
Aşırı kuralcı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,<br />
Katı sosyal ahlak kuralları ve tabular,<br />
Suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi,<br />
Cinsellik jinekoloji konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar( vajinusmus tanısı ve tedavisi)<br />
Bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması ( Vajinismus tanısı)<br />
Tecavüz gibi cinsel travma, cinsel şiddet ( Vajinusmus etkenleri)<br />
İlk cinsel ilişki sırasında ağrı veya ağrı beklentisi.(Vajinismuz tanısı)<br />
Cinsel ilişkiyi günah olarak değerlendiren katı dini eğitim ve sonrasında suçluluk, ayıp,günah kavramlarının bilinçaltına yerleşmesi. ( Vajinismus tanısı)<br />
Aklında zihinde aşırı büyüttüğü penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkuları. ( Vajinismus sebeblerinden )<br />
Baskıcı psik otoriter baba ( Vajinismus nedeni)<br />
Baba kız anne kız ilişkisindeki güçlükler (vajinismus nedeni)<br />
Zayıf güçsüz anne ( Vajinismus öyküsü olan anne)<br />
Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan aile<br />
Kızlık zarı hymen,bekaret yitimi korkusu<br />
Cinsellik ve ilk cinsel deneyim ile ilgili yanlış bilgiler, inanışlar<br />
Gebe kalma korkusu ,cinsellikten kaçınma<br />
gibi psikolojik nedenler vardır. Yalnız bunlar temel etkenler olmakla birlikte psikolojik tablo incelendikçe altta yatan nedenler ve pataoloji daha geniş bir içerik sergilemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/vajinismus-kadinlarda-iliskiye-girememe-hakkinda-bilgiler-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus iyileştirilmesinde cerrahi yöntemler</title>
		<link>http://www.everscared.com/vajinismus-iyilestirilmesinde-cerrahi-yontemler.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/vajinismus-iyilestirilmesinde-cerrahi-yontemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 16:47:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirilmesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>
		<category><![CDATA[Yöntemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=74582</guid>
		<description><![CDATA[Vajinismus iyileştirilmesinde cerrahi yöntemler
Vanismus için cerrahi müdahele, problem yarattığı düşünülen kızlık zarının kesilerek açılması yöntemidir. Bu yöntem, tıbben kabul görmeyen bir düşüncedir. Bu operasyonda yapılan kızlık zarının yırtılarak kesilmesi işlemidir (hymenektomi).
Ancak vajinismus problemi yaşayan tüm kadınların bildiği gibi ilişkiye girme denemelerinde kızlık zarına kadar gelinememekte, hatta kadın bacaklarını dahi kontrol edememektedir. Böyle bir durumda kızlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajinismus iyileştirilmesinde cerrahi yöntemler</p>
<p>Vanismus için cerrahi müdahele, problem yarattığı düşünülen kızlık zarının kesilerek açılması yöntemidir. Bu yöntem, tıbben kabul görmeyen bir düşüncedir. Bu operasyonda yapılan kızlık zarının yırtılarak kesilmesi işlemidir (hymenektomi).</p>
<p>Ancak vajinismus problemi yaşayan tüm kadınların bildiği gibi ilişkiye girme denemelerinde kızlık zarına kadar gelinememekte, hatta kadın bacaklarını dahi kontrol edememektedir. Böyle bir durumda kızlık zarının alınması sorunu çözümüne nasıl katkı sağlayabilir ki… Anatomik olarak kızlık zarının kalınlığı genel olarak birbirine çok yakındır . Dolayısı ile normal bir ilişkiyi engelleyecek yapısal bir anotomik bir bozukluk sonucu ile vajinismus gibi bir rahatsızlığa neden olması imkansızdır. Çoğu jinekoloji uzmanı hastaya psikolojik olarak destek olmayı amaçlayarak “zarınız kalın, bunu kesersek sorununuz ortadan kalkacaktır” gibi bir yaklaşımda bulunarak hastalarına yardımcı olmak isterler.</p>
<p>Ancak bu grup hastalarda sorun zarın yapısında değil hastanın bilinç seviyesindedir. bu nedenle hastyaya yardımcı olmak isterken yapılan işlem sonucun başarısız olması nedeniyle istemeyerek hastaların sorunları kronik hale gelerek çözümsüzlü sürecinini başalamısana neden olabilmektedirler. bu tecrübelerimden dolayı hiç bir zaman kızlık zarına müdehale edilerek vajinismus sorununun giderilmesini .tavsiye etmiyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/vajinismus-iyilestirilmesinde-cerrahi-yontemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda oluşan vajinal akıntının doğal yolardan çözümü</title>
		<link>http://www.everscared.com/kadinlarda-olusan-vajinal-akintinin-dogal-yolardan-cozumu.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/kadinlarda-olusan-vajinal-akintinin-dogal-yolardan-cozumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 15:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[akıntının]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞAL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[vajinal]]></category>
		<category><![CDATA[yolardan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=74584</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlarda oluşan vajinal akıntının doğal yolardan çözüm
Normalde üreme çağındaki her kadında bir miktar vaginal akıntı vardır.Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu kadınlarda oluşan vajinal akıntıya karşı uygulanacak soğan kürünü yine Seda Syan’ın programında anlattı.
Kadınlarda vajinal akıntıyı giderecek soğan kürü tarifi:
1 orta boy beyaz soğanı (kesinlikle beyaz soğan olacak) dörde bölün ve klorsuz 2 su bardağı olarak kaynamış suya koyarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlarda oluşan vajinal akıntının doğal yolardan çözüm</p>
<p>Normalde üreme çağındaki her kadında bir miktar vaginal akıntı vardır.Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu kadınlarda oluşan vajinal akıntıya karşı uygulanacak soğan kürünü yine Seda Syan’ın programında anlattı.<br />
Kadınlarda vajinal akıntıyı giderecek soğan kürü tarifi:<br />
1 orta boy beyaz soğanı (kesinlikle beyaz soğan olacak) dörde bölün ve klorsuz 2 su bardağı olarak kaynamış suya koyarak tam 5 dakika kaynatın.Bu suyu öğlen ve akşam yemeklerinden önce 1 bardak için<br />
NOT:Bu kürü 15 günden fazla uygu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/kadinlarda-olusan-vajinal-akintinin-dogal-yolardan-cozumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası güzelleşmek için yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.everscared.com/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin-yapilmasi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin-yapilmasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 20:38:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Güzelleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yapılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=74317</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrası güzelleşmek için yapılması gerekenler
Kadınlardaki doğum sonrası depresyonunu ele alırken annenin hayatındaki tüm değişikliklerin yanı sıra değişen hormonlarla birlikte farklılaşan beden yapısının getirdiği etkiler de göz önünde bulundurulmalı.
Kendi bedeninden yeni bir beden oluşturan kadın, bu değişimin farkına vardığında şaşkınlığa uğruyor. Hatta bazen bu değişiklikler kişide panik ve endişeye sebep oluyor. “Hep böyle mi kalacağım” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum sonrası güzelleşmek için yapılması gerekenler</p>
<p>Kadınlardaki doğum sonrası depresyonunu ele alırken annenin hayatındaki tüm değişikliklerin yanı sıra değişen hormonlarla birlikte farklılaşan beden yapısının getirdiği etkiler de göz önünde bulundurulmalı.</p>
<p>Kendi bedeninden yeni bir beden oluşturan kadın, bu değişimin farkına vardığında şaşkınlığa uğruyor. Hatta bazen bu değişiklikler kişide panik ve endişeye sebep oluyor. “Hep böyle mi kalacağım” korkusu başlıyor. Ancak uzmanlar, alınacak küçük önlemler ve doğru plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmanın mümkün olduğunu söylüyor.</p>
<p>Doğum sonrasında güzelleşmek için kadınlara şu önerilerde bulunuluyor:</p>
<p>dogumsonrasi1Doğum sonrası ortaya çıkan şekil bozuklukları annede ruhsal ve bedensel etkilelenmelere yol açıyor ve egzersiz gibi tedbirlerle istenen düzelmeler sağlanamıyorsa, uygun plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmak, hatta sonuçta evliliğine de olumlu katkıda bulunmak mümkün.</p>
<p>DERİ ÇATLAKLARI İÇİN</p>
<p>Gebelik döneminden itibaren bebe yağı ve badem yağı ile uygulanacak masajlarla deri çatlaklarını en aza indirilebilir.<br />
Bedendeki değişiklikler her ne kadar yavaş yavaş gerçekleşse de bu değişimin doğum sonrasını daha az etkilemesi için gebelikte gereğinden fazla kilo almamak ve genişleyen deriye yağlı masajlar yaparak kalıcı hasarı azaltmak önerilir.<br />
Bu konuda en çok bebe yağları ve badem yağı önerilir, elbette her gün bir yenisi geliştirilen kozmetik kremleri de uygulamak mümkün.<br />
Özellikle gebeliğe bağlı çatlakların oluşmasını önlemek için gebeliğin başından itibaren derinin esnekliği artırılabilirse oluşacak hasar en aza indirilebilir. Tabii burada derinin özellikleri de önemlidir, çünkü genetik etkiler daha fazla çatlamaya neden olabilir. Yine de yağlı masajdan vazgeçmemek gerek. Sarkmalar bir ölçüde egzersizle giderilebilir. Bölgesel biriken yağlardan doğum sonrasında derhal başlanılan uygun bir egzersiz programı ile kurtulmak mümkün olabilir.</p>
<p>ESTETİK AMELİYAT İÇİN UYGUN ZAMAN</p>
<p>Meme dikleştirme ve karın gerdirme operasyonları için emzirme döneminin üzerinden bir yıl geçmesi gerekir. Bedeni üzerinde bunca değişikliği, dokuz ay gibi kısa bir sürede yaşayan kadın kendine yabancılaşır, bunu doğum sonrasında atlatmayı başaramayan kadınlar bir süre sonra plastik cerrahlardan yardım alabilirler. Bu yardım asla hemen sezaryen sonrasında yapılacak bir karın ameliyatı veya süt verirken yapılacak meme ameliyatları olmamalıdır. Çünkü vücudun bu dönemde verdiği cevaplar estetik amaçlarına uymamaktadır. Bu yüzden ilk bir yılda beklemeleri önemle belirtiliyor. Yapılacak işlemler doğurganlığı, doğurabilmeyi ve emzirmeyi etkilemezler.</p>
<p>DOĞUMUN YARATTIĞI HORMONAL ETKİ</p>
<p>Karın kaslarının gevşemesi ve doğum sonrasında yeterince güçlenmemesi, derinin çatlamış ve gevşek olması, aşırı kilo alımı ile kalçalarda biriken yağlar annelerin en çok şikayet ettiği vücut bölgeleri; daha ilk aylarda “bunlardan nasıl kurtulabilirim” sorusuna cevap aramaya başlıyorlar. Oysa biliniyorki, gebeliğin getirdiği hormonal etki daha en az bir yıl sürecek ve bu süre içinde yapılan girişimlerde istenilen sonuca ulaşılamayabilir. İşte bu yüzden doğum sonrasında çok çok zorunlu olmadıkça anneye cerrahi olarak dokunmaktan kaçınılır. Bu süre annenin bebeğinden arta kalan zamanlarda daha çok egzersiz gibi, cilt bakımı gibi işlemlerle ve sabırla geçireceği bir süre olmalıdır.</p>
<p>KARIN VE BACAK YAĞLARI</p>
<p>İlk bir yıl içinde bu çabalar sonuç vermemişse ve hasta tekrar bir doğum düşünmüyorsa karın ve yağlar için girişimlerde bulunulabilir. Aslında bir sonraki doğumu engelleyen bir durum söz konusu olmasa da cerrahi ile alınacak sonuç yeni bir doğumla bozulacağı için bu durumda ameliyatı pek önerilmez. Bu özellikle karından deri çıkarıp, kas dikilen ameliyatlar ve meme ameliyatları için geçerlidir. “Liposuction” dahi bir yıl geçmeden pek önerilmiyor çünkü deri eski esnekliğine henüz kavuşmamış oluyor. Aspirasyonla yağ alma yöntemi olan liposuction tekrar bir doğum yapılacak da olsa hasta tarafından isteniyorsa karın ve bacak yağları için uygulanabilir.</p>
<p>SİLİKONUN EMZİRMEYE ETKİSİ</p>
<p>Gebelik öncesi gerçekleştirilen silikon protez ve küçültme ameliyatının süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Anneliğin ardından plastik cerrahtan en çok yardım istenen konulardan biri de meme estetiğidir. Kiminde meme, emzirme sırasında çok büyüyebiliyor ve daha sonra eski haline dönmüyor. Bazen de süt verme sona erdiğinde memenin içi boşalarak sarkık bir torbaya dönüşüyor. Memeye estetik açıdan şekil vermek için mutlaka süt vermenin bitmiş olması gerek, bu silikon protez uygulamasında da, küçültme ve kaldırma ameliyatlarında da geçerli.</p>
<p>Emzirme bittikten sonra özellikle hasta başka bir çocuk istemiyorsa ameliyat öneriliyor. Kararsız veya çok sonra bir doğum planlayan hastalarda ise ameliyatlı memenin şeklinin yeni bir gebelikle bozulabileceğini belirtmek gerekir. Uygulanacak silikon protezin ya da küçültme ameliyatının daha sonraları doğumlarda süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Burada belirtilmesi gereken nokta teknik olarak çok büyük memelere uygulanan farklı bir meme küçültme yönteminin zaten doğurganlık yaşındaki hanımlara uygulanmadığıdır.</p>
<p>VAJİNAL ESTETİK</p>
<p>Duruma göre vajinal estetik de önerilebilir. Normal doğum, vajeni de esneten bir olaydır. Zaman içinde buradaki dokular da eski boyutlarına ve esnekliğine kavuşurlar. Kadın Doğum Uzmanları muayenede bu bulguları belirler ve hastanın buna bağlı idrar kaçırma şikayeti varsa yine bu uzmanlık dalı tarafından vajeni daraltma ve mesaneyi asma işlemi gerçekleştirilir. Plastik cerrahlar sadece doğuma bağlı veya doğuştan olan dış genital organ şekil bozukluklarında bazı düzeltmeleri yaparlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin-yapilmasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlişkilerde mutlu olmanın yolları</title>
		<link>http://www.everscared.com/iliskilerde-mutlu-olmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/iliskilerde-mutlu-olmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 06:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkilerde]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Olmanın]]></category>
		<category><![CDATA[Yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73997</guid>
		<description><![CDATA[İlişkilerde mutlu olmanın yolları
Romantizm sizin için ne ifade ediyor? Kimilerinin romantik, kimilerinin ise klişe ve gereğinden fazla bulduğu birçok şey var. Siz eşinizin en çok nelerden hoşlandığını biliyor musunuz? En çok neden hoşlandığınızı biliyor musunuz? Size yapılmasından zevk aldığınız ancak eşinize saçma görünen ya da size abartı ve abes gelen oysa onun şiddetle istediği romantik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlişkilerde mutlu olmanın yolları</p>
<p>Romantizm sizin için ne ifade ediyor? Kimilerinin romantik, kimilerinin ise klişe ve gereğinden fazla bulduğu birçok şey var. Siz eşinizin en çok nelerden hoşlandığını biliyor musunuz? En çok neden hoşlandığınızı biliyor musunuz? Size yapılmasından zevk aldığınız ancak eşinize saçma görünen ya da size abartı ve abes gelen oysa onun şiddetle istediği romantik davranışlar olabilir. Bunları eşinizle konuşun. Belki de onu pahalı bir saat almak yerine bir buket fulya ile mest edebilirsiniz.</p>
<p>Küçük şeyleri sevenler için işte denemeye hazır birkaç fikir:</p>
<p> İşten eve dönerken eşinize ya da sevgilinize gül alın.</p>
<p> Centilmen olmak tarihe karışmak üzere. Dışarı çıktığınızda kolunuza girmesini teklif edin ve ona her yerde böyle eşlik edin.</p>
<p> Onunla buluşmak üzere onu evinden almaya gittiğinizde ellerini tutup öpün ve ne kadar güzel göründüğünü söyleyin.</p>
<p> Sevgiliniz televizyon seyrederken ya da uyurken parmaklarınızı saçlarında gezdirin, yüzüne, omuzlarını, ellerine ve kollarına sevgi dolu dokunun.</p>
<p> Boynuna ve başına öpücükler kondurun.</p>
<p> Eşiniz/sevgiliniz aletli jimnastik mi yapıyor? Ona ne kadar iyi göründüğünü söyleyin.</p>
<p> Elele yürürken ona bakıp gülümseyin ve elini sevgiyle sıkın.</p>
<p> Eşinizin/sevgilinizin gazetede en çok okuduğu sayfaya “seni seviyorum” notu yazın.</p>
<p> Erkek arkadaşınıza ya da kocanıza iltifat edin. Kadınlar her zaman iltifat alırlar ancak erkeklere yeterince iltifat etmezler. Ona mükemmel bir baba, en iyi eş, dünyadaki en romantik erkek olduğunu söyleyin. Şunları şunları yaptığında sizi ne kadar etkilediğini anlatın.</p>
<p> Eşiniz/sevgiliniz işten eve döndüğünde onu kendinize çekerek sarılın ve ona “Seni bugün çok özledim” deyin.</p>
<p> Eve gelirken onun en sevdiği dondurmayı vb. alarak onu şaşırtın.</p>
<p> Eşinizin/sevgilinizin güne sizin öpücüklerinizle uyanmasını sağlayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/iliskilerde-mutlu-olmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilikle ilgili maniler</title>
		<link>http://www.everscared.com/evlilikle-ilgili-maniler.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/evlilikle-ilgili-maniler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 13:31:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilikle]]></category>
		<category><![CDATA[İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[maniler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73917</guid>
		<description><![CDATA[Evlilikle ilgili maniler
Bakın gelinimizaAy doğdu evimizaKalayli sini gibiKuruldi ögümüza.
Hani gelinin anasiBaşında mumlar yanasiGelin ağlama, ağlamaBizi yoldan eylama.
Gelin adladi eşigiSofrada kaldi kaşuğiGelin evin yahuşuğiGelin ağlama, ağlama.
Gökten elma tutarımBen bu işi yaparımRakı içme a yârimNişanını atarım.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilikle ilgili maniler</p>
<p>Bakın gelinimiza<br />Ay doğdu evimiza<br />Kalayli sini gibi<br />Kuruldi ögümüza.</p>
<p>Hani gelinin anasi<br />Başında mumlar yanasi<br />Gelin ağlama, ağlama<br />Bizi yoldan eylama.</p>
<p>Gelin adladi eşigi<br />Sofrada kaldi kaşuği<br />Gelin evin yahuşuği<br />Gelin ağlama, ağlama.</p>
<p>Gökten elma tutarım<br />Ben bu işi yaparım<br />Rakı içme a yârim<br />Nişanını atarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/evlilikle-ilgili-maniler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet döneminde hamile kalınabilir mi?</title>
		<link>http://www.everscared.com/adet-doneminde-hamile-kalinabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/adet-doneminde-hamile-kalinabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 01:01:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[kalınabilir]]></category>
		<category><![CDATA[mı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73641</guid>
		<description><![CDATA[Adet döneminde hamile kalınabilir mi?
Birçok kadın âdet döneminde cinsel ilişkiye girerse hamile kalmayacağını düşünür.
Hatta bazı çiftler bu dönemde normale göre daha fazla cinsel arzu duyabilir.
Yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde her 100 kadından 10&#8242;u âdet döneminde eşiyle cinsel ilişkiye girmektedir.
Ancak sanılanın aksine bu yöntem hamileliğe karşı kesin bir çözüm değildir. Bunun en önemli sebebi ise yumurtlama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adet döneminde hamile kalınabilir mi?</p>
<p>Birçok kadın âdet döneminde cinsel ilişkiye girerse hamile kalmayacağını düşünür.</p>
<p>Hatta bazı çiftler bu dönemde normale göre daha fazla cinsel arzu duyabilir.</p>
<p>Yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde her 100 kadından 10&#8242;u âdet döneminde eşiyle cinsel ilişkiye girmektedir.</p>
<p>Ancak sanılanın aksine bu yöntem hamileliğe karşı kesin bir çözüm değildir. Bunun en önemli sebebi ise yumurtlama zamanlarının değişkenlik gösterebilmesidir.</p>
<p>Yumurtlama zamanı</p>
<p>Çoğu kadın iki âdet dönemi arasında yumurtlar ve bu da kadının bilinen en doğurgan dönemidir. Ancak yapılan araştırmalara göre bazen zamansız yumurtlamalar da gerçekleşebilir.</p>
<p>Vajinada oluşan her kanama âdet kanaması değildir ve yumurtlama döneminde oluşan benzer bir vajinal kanama kolaylıkla âdet kanamasıyla karıştırılabilir.</p>
<p>Âdet döneminde olduğuna güvenerek cinsel ilişkiye giren bir kadının ise böyle bir durumda hamile kalma ihtimali oldukça yüksektir.</p>
<p>Zamansız yumurtlamalar bazen âdet dönemi sona ermeden veya hemen âdet dönemini takip eden birkaç gün içinde de gerçekleşebilir. Her iki durumda da gebe kalma olasılığı mevcuttur.</p>
<p>Tehlikesi var mı?</p>
<p>Âdet döneminde cinsel birleşme yaşanması doğum kontrolü için güvenilir bir yöntem değildir ancak hijyene dikkat edildiği sürece bu dönemde ilişkiye girilmesinin bilimsel bir sakıncası yoktur.</p>
<p>Ancak bu dönemin kadın için oldukça hassas bir zaman olduğu göz ardı edilmemelidir. Kişi vajinal yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı daha açıktır ve dikkat edilmezse daha sonra ciddi sorunlarla karşılaşabilir.</p>
<p>Ayrıca cinsel ilişkinin rahim üzerinde yaratacağı baskı da âdet kanamasının artmasına sebep olabilir. Böyle bir durumda yine cinsel ilişkiden kaçınmak faydalı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/adet-doneminde-hamile-kalinabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumdan sonra hangi korunma yöntemleri tercih edilmeli</title>
		<link>http://www.everscared.com/dogumdan-sonra-hangi-korunma-yontemleri-tercih-edilmeli.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/dogumdan-sonra-hangi-korunma-yontemleri-tercih-edilmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 16:52:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumdan]]></category>
		<category><![CDATA[edilmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi]]></category>
		<category><![CDATA[Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Sonra]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73672</guid>
		<description><![CDATA[Doğumdan sonra hangi korunma yöntemleri tercih edilmeli

Lohusalık dönemi biten ve cinsel ilişkiye hazır olan yeni anne, nasıl korunacağının kaygısını yaşamaya başlar.
&#8220;Süt korur&#8221; diye düşünür ama öte yandan yeniden hamile kalma endişesi de vardır.
Süt korur mu?
Bebeği emzirme, beynin hipofiz bölgesinden yüksek miktarda prolaktin hormonu salgılanmasını sağlar. Prolaktin hormonu da yumurtlamayı baskılama özelliğine sahiptir.
Bu nedenle doğum sonrası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğumdan sonra hangi korunma yöntemleri tercih edilmeli</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Doğumdan-sonra-hangi-korunma-yöntemleri-tercih-edilmeli-vert.jpg" alt="" title="Doğumdan sonra hangi korunma yöntemleri tercih edilmeli-vert" width="293" height="558" class="alignnone size-full wp-image-73673" /><br />
Lohusalık dönemi biten ve cinsel ilişkiye hazır olan yeni anne, nasıl korunacağının kaygısını yaşamaya başlar.</p>
<p>&#8220;Süt korur&#8221; diye düşünür ama öte yandan yeniden hamile kalma endişesi de vardır.</p>
<p>Süt korur mu?</p>
<p>Bebeği emzirme, beynin hipofiz bölgesinden yüksek miktarda prolaktin hormonu salgılanmasını sağlar. Prolaktin hormonu da yumurtlamayı baskılama özelliğine sahiptir.</p>
<p>Bu nedenle doğum sonrası bebeğini emziren anneler 3 aya kadar hamilelikten korunabiliyor.</p>
<p>Doğum kontrolü ile ilgili merak ettiğiniz her şey için lütfen BURAYA tıklayın.</p>
<p>Ancak 3 aydan sonra sütün koruyuculuğu azalmaya başlar. Hamile kalma ihtimali arttığı için bu dönemden sonra korunmakta fayda var.</p>
<p>Uygun korunma yöntemleri</p>
<p>1) Eğer 35 yaşın üzerindeyseniz ve tekrar doğum yapmayı düşünmüyorsanız ligasyon (tüplerin bağlanması) işlemini yaptırabilirsiniz. Fakat tüp bağlatmanın geri dönüşü olmadığı için tekrar çocuk isteyip istemediğinize çok iyi düşünerek karar vermelisiniz.</p>
<p>2) Doğumdan sonra kullanılabilecek bir diğer yöntem ise spiraldir. Doğumdan sonraki ilk adet kanamasında spiral taktırabilirsiniz.</p>
<p>3) Eşiniz prezervatif kullanabilir. Ancak dikkatli olmakta, kondomu doğru şekilde kullanmakta fayda var.</p>
<p>4) Bir diğer seçenek &#8220;depo-provera&#8221;, yani 3 aylık korunma iğnesidir. İğneyi 90 günde bir yaptırmalısınız.</p>
<p>Emziren annelere hamilelikten korunma yöntemi olarak doğum kontrol hapı kesinlikle uygun değildir. Geri çekme yöntemi, vajen içi fitil ve kremler ise koruyuculuğu daha az olduğundan uzmanlar tarafından önerilmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/dogumdan-sonra-hangi-korunma-yontemleri-tercih-edilmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması hamileliği önler mi</title>
		<link>http://www.everscared.com/cinsel-iliskiden-sonra-vajinanin-yikanmasi-hamileligi-onler-mi.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/cinsel-iliskiden-sonra-vajinanin-yikanmasi-hamileligi-onler-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 15:41:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[hamileliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiden]]></category>
		<category><![CDATA[mı]]></category>
		<category><![CDATA[önler]]></category>
		<category><![CDATA[Sonra]]></category>
		<category><![CDATA[vajinanın]]></category>
		<category><![CDATA[yıkanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73647</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması hamileliği önler mi
Günümüzde doğum kontrolü için çok farklı yöntemler  kullanılıyor. Ancak bu yöntemlerin birçoğu tam anlamıyla bilinmediği için kadınlar sık sık istenmeyen sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.
Bu yöntemler arasında en yaygın olanlarından biri de cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması.
En sık yapılan hatalardan biri olan vajina yıkama, uzun yıllardan beri bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması hamileliği önler mi<br />
Günümüzde doğum kontrolü için çok farklı yöntemler  kullanılıyor. Ancak bu yöntemlerin birçoğu tam anlamıyla bilinmediği için kadınlar sık sık istenmeyen sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.</p>
<p>Bu yöntemler arasında en yaygın olanlarından biri de cinsel ilişkiden sonra vajinanın yıkanması.</p>
<p>En sık yapılan hatalardan biri olan vajina yıkama, uzun yıllardan beri bazı toplumlarda kabul görse de gebeliği tam olarak önlemesi mümkün değildir.</p>
<p>Hamilelik ile ilgili merak ettiğiniz her şey için lütfen BURAYA tıklayın.</p>
<p>Neden önlemez?</p>
<p>Bunun en önemli nedeni ise ilişkiden hemen sonra spermlerin çok hızlı bir şekilde vajina yoluna girmesi. Cinsel birleşme yaşandıktan sonra spermler çok kısa bir süre içinde rahim boynunu aşarak rahim içine ulaşıyor.</p>
<p>Boşalma olduğu anda vajinanın tamamının iyice yıkanması gebelik ihtimalini azaltabiliyor. Ancak ne kadar hızlı hareket edilmeye çalışılsa da rahim yolundaki bütün sıvının yıkanması mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda kişinin istenmeyen bir hamilelik yaşaması söz konusudur.</p>
<p>İlk ilişkide hamile kalabilirsiniz</p>
<p>Yine buna benzer bir şekilde ilk kez cinsel ilişkide de hamile kalınmayacağı düşünülür. Özellikle kızlık zarının yırtılmasının hamile kalmayı engelleyeceğine dair genel bir kanı vardır.</p>
<p>Ancak bu inanış doğru değildir. Düzenli âdet gören her kadın ilk cinsel deneyimi de olsa hamile kalabilir.</p>
<p>Hatta ilk cinsel birleşme kadının yumurtlama dönemine denk geldiyse gebe kalma olasılığı oldukça yüksek olacaktır. Bu nedenle her cinsel deneyimde mutlaka güvenli bir doğum kontrolü tercih edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/cinsel-iliskiden-sonra-vajinanin-yikanmasi-hamileligi-onler-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düğün öncesi damat tarafının hazırlık listesi</title>
		<link>http://www.everscared.com/dugun-oncesi-damat-tarafinin-hazirlik-listesi.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/dugun-oncesi-damat-tarafinin-hazirlik-listesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 12:03:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Damat]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarafının]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73436</guid>
		<description><![CDATA[Düğün öncesi damat tarafının hazırlık listesi

Damat, kız istemeye giderken çiçek, çikolata veya şekerleme alır.
-Söz kesilmesi sırasında damat tarafı söz yüzüklerini alır. (Çiftler eğer birbirlerini tanıyor ve seviyorsa yüzüğün türünü kendileri belirler)
- Genelde yukarıda belirttiklerimiz yapılır. Lakin bazı yörelerde usuller farklı olur.
- Nişan sırasında, nişan yüzüklerini genelde erkeğin yüzüğünü kız, kızın yüzüğünü ise erkek alır.
- Nişan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Düğün öncesi damat tarafının hazırlık listesi</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Düğün-öncesi-damat-tarafının-hazırlık-listesi-vert1.jpg" alt="" title="Düğün öncesi damat tarafının hazırlık listesi-vert" width="527" height="618" class="alignnone size-full wp-image-73439" /><br />
Damat, kız istemeye giderken çiçek, çikolata veya şekerleme alır.</p>
<p>-Söz kesilmesi sırasında damat tarafı söz yüzüklerini alır. (Çiftler eğer birbirlerini tanıyor ve seviyorsa yüzüğün türünü kendileri belirler)</p>
<p>- Genelde yukarıda belirttiklerimiz yapılır. Lakin bazı yörelerde usuller farklı olur.</p>
<p>- Nişan sırasında, nişan yüzüklerini genelde erkeğin yüzüğünü kız, kızın yüzüğünü ise erkek alır.</p>
<p>- Nişan alışverişi sırasında kız tarafının bohçalık eşyalarını ve nişan kıyafeti, ayakkabı ve gidilecekse kuaför masraflarını erkek tarafı karşılar.</p>
<p>- Nişanda kıza takılan takıları da erkek tarafı alır. Erkeğin takılarını da kız tarafı alır.</p>
<p>Bu dönem içerisinde yapılan harcamalar bütçenin niteliğine göre değişmektedir. Aileler karşılıklı olarak konuşup anlaşıp uygun bir bütçe de çıkarabilirler. Her şeyi önceden belirlemek sürtüşmeleri de önler. Düğün hazırlıkları sırasında damadın üzerine büyük bir yük biner. Kına, ev hazırlığı ve düğün hazırlıklarının masraflarını damat tarafı karşılar. Genelde Türk adetlerinde bu böyledir. Peki bu hazırlıklar nelerdir? Damat ve tarafına düşen görevleri nedir? İşte detaylar:</p>
<p>-Kına gecesi hazırlığında kızın kına elbisesini ve aksesuarlarını (ayakkabı, çanta, küpe, kolye, iç çamaşırı) damat alır.</p>
<p>- Kına gecesinin, kına ve çerezini erkek tarafı temin eder.</p>
<p>-Düğün hazırlığı tamamen erkek tarafına aittir. Bu hazırlıklarsa şöyle:</p>
<p>-Düğün kartı ve basımının masrafları erkek tarafına aittir.</p>
<p>-Düğün salonu ve müzik eğlence masraflarını damat tarafı karşılar.</p>
<p>-Gelinlik ve gelinlik aksesuarlarını (ayakkabı, küpe, kolye, korse, çorap, sutyen, jartiyer,) ve masraflarını damat tarafı karşılar.</p>
<p>-Gelin arabası ve süslemesi</p>
<p>-Stüdyo, fotoğraf ve kamera çekim masrafları</p>
<p>- Kuaför ve güzellik salonu masraflarını erkek tarafı karşılar. (gelin ve geline yakın bir kişinin saç ve güzellik masrafını karşılar.)</p>
<p>- Damadın saç ve güzellik salonu masrafını damadın ailesi karşılar.</p>
<p>-Düğün arabası havlularını gelin tarafı temin eder. Erkek tarafı buna karışmaz.</p>
<p>-Konukların ulaşım (otobüs, midibüs, minibüs vb) masrafları. Bu masraflar kişilere özel değil bölgesel olarak yapılır. İnsanlar buralardan toplu alınır ve topluluğun kısım kısım indirilmesi sağlanır.</p>
<p>-Arabaya konulan bahşiş,</p>
<p>-Düğün yerindeki bahşiş,</p>
<p>-Nikah dairesi ve resmi işlem masraflarını erkek tarafı karşılar.</p>
<p>-Sağlık işlemleri masraflarını erkek tarafı karşılar.</p>
<p>-Gelin alma sırasında, kapı kapanması, kurdele bağlanması gibi durumlarda bahşişi erkek tarafı öder. Söz, nişan ve düğün hazırlıklarının ardından damadın ev hazırlığı yer almaktadır. Ev hazırlığı bazı aileler arasında çözümler sunulur. Ekonomi seviyesi yüksek olan aileler, ev alımı veya yerleştirilmesi sağlanır<br />
Kız tarafının zengin olması durumunda gelin babası eğer isterse damadına bir daire verebilir. Asıl hazırlığı damat tarafı yapmak mecburiyetindedir. İşte damadın ve damat tarafının yapması gerekenler:</p>
<p>-Yatak odası takımı, tül ve perdeler, halı, kilim, mutfak eşyalarını, fırın, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, elektrikli süpürge, ütü, çeyiz, sandık, kız tarafı alır.</p>
<p>-Ev tutulur… Damadın anne ve babası yeni bir aileyi ya yanlarında veya başka bir evde barınmasını sağlar. Kiralık ise tutulur. Evin boya badana vb işleri yapılır.. Masrafları erkek tarafı karşılar.</p>
<p>-Oturma grubu</p>
<p>-Yemek odası takımı (masa, sandalye, gümüşlük, vitrin, televizyon sehpası, orta sehpa)</p>
<p>-Oturma salonunun halı veya kilim</p>
<p>-Abajur ve lambalar</p>
<p>-Çekyat</p>
<p>-buzdolabı</p>
<p>-televizyon, müzik seti, vcd</p>
<p>-Ayakkabılık (portmanto)</p>
<p>Damat tarafı alır. Ev eşyaları çiftlerin zevklerine göre döşenir. Bunun için ev hazırlığı bölümünde gerekli şekilde bilgi edinebilirsiniz. Hazırlıklar eşyaların kalitesine göre fiyatları yükselip alçalmaktadır. Çiftlerin alacak durumları yoksa eğer sadece mutlu bir aile oluşturmak istiyorlarsa yukarıda sayılan ürünleri kendilerine göre azaltabilirler. Kuralları nitelikleri kişiler ve aileler kendileri belirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/dugun-oncesi-damat-tarafinin-hazirlik-listesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks hakkında bilinmek istenen herşey</title>
		<link>http://www.everscared.com/seks-hakkinda-bilinmek-istenen-hersey.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/seks-hakkinda-bilinmek-istenen-hersey.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 17:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmek]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[herşey]]></category>
		<category><![CDATA[istenen]]></category>
		<category><![CDATA[Seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=73117</guid>
		<description><![CDATA[Seks hakkında bilinmek istenen herşey
Cinsel yaşam, insanlığın en karanlık kalan yanlarından biri. Utanç duygusuyla korkuların birleşimi, cinselliğin her tür gerçek dışı söylentiyle birleşmesine neden oluyor. Kulaktan dolma bilgiler, uydurulmuş öyküler, cinsellik bir sır gibi fısıldandığı sürece, gerçeğin yerini alıyor.
İşte size gerçek bilgiler&#8230; Belki, merak edip soramadığınız, belki yalan yanlış bilgiler yüzünden yanlış bildiğiniz soruları derledik.
G [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seks hakkında bilinmek istenen herşey</p>
<p>Cinsel yaşam, insanlığın en karanlık kalan yanlarından biri. Utanç duygusuyla korkuların birleşimi, cinselliğin her tür gerçek dışı söylentiyle birleşmesine neden oluyor. Kulaktan dolma bilgiler, uydurulmuş öyküler, cinsellik bir sır gibi fısıldandığı sürece, gerçeğin yerini alıyor.</p>
<p>İşte size gerçek bilgiler&#8230; Belki, merak edip soramadığınız, belki yalan yanlış bilgiler yüzünden yanlış bildiğiniz soruları derledik.</p>
<p>G noktası nerededir?<br />Yüzyılın en önemli keşiflerinden birinin adı � noktası� 1940 yılında Alman jinekolog Dr. Ernst Granfenburg tarafından adı konulan bu nokta, daha doğrusu alanın, kadının en erojen bölgelerinden biri olduğu iddia ediliyor. Vajina duvarında, yaklaşık 5 cm derinlikte bulunan ve bir noktadan çok bir alan diyebileceğimiz G noktasının orgazmı kolaylaştırdığı söyleniyor. Niye bir söylenti gibi aktardığımıza gelince; bu bölgeyi bulmak için, Kristof Kolomb�n Amerika�ı keşfederken harcadığı enerjiyi gözden çıkarmalısınız. Çünkü, Kutup Yıldızı�ın gökyüzündeki yerini bilmeniz, onu her gece gökyüzünde görebileceğiniz anlamına gelmez. Partnerinizle birlikte bu duyarlı bölgeyi bulmak için çeşitli pozisyonlar deneyebilirsiniz.</p>
<p>G noktası sadece kadınlara özgü bir erojen bölge midir?<br />Erkek de kadının uyarıldığı bölgelerden uyarılabilir. Örneğin göğüs uçları, kulak içleri, ense, kadında da erkekte de ortak erojen bölgelerdir. Erkeklerde, kadınlardaki G noktasına karşılık gelen bölge, testislerle anüs arasında bulunur. Erkeklerin G noktasını bulmak kolaydır. Ancak, çoğu zaman erkekler anüslerine yakın dokunulmasından hoşlanmadıklarından, buna izin vermeyebilirler.</p>
<p>Penis, gerçek büyüklüğüne ne zaman ulaşır?<br />Erkek cinsel organları, 17 yaşında normal büyüklüğüne ulaşır. Erkekler, 10-13 yaşlarıda ergenlik dönemine girdiklerinde, penisleri de diğer organları gibi, gelişmeye ve büyümeye devam eder. Bu büyüme 17 yaşına gelinceye kadar sürer. Bir erkeğin ergenliğe girmesiyle, cinsel gelişimini tamamlaması aynı şey değildir.</p>
<p>Penisin normal büyüklüğü nedir?<br />İşte erkeklerin daha çok küçük yaşlardan itibaren cevabını aradıkları can alıcı bir soru. Bu normal ölçü arayışının başlıca sebebi, bu çıtanın altında mı, yoksa üstünde miyim kaygısı. Bu sorunun cevabı �artnerini mutlu eden penis, normal penistir�diye verilebilir. Bütün penisler erekte olduğunda uzar. Ancak, daha matematik bir cevap istiyorsanız, 13-15 cm kadar diyebiliriz. Şimdiye kadar tıbbi kayıtlara geçen en uzun penisin 33,5 cm uzunluğunda ve 15 cm çapında olduğu belirtiliyor. Şunu söyleyelim; çok büyük penis insana sadece problem getirebilir. Neden derseniz; 1. Vajinadan daha uzun ve geniş bir penis, acı verebilir. 2. Penis büyüdükçe, ereksiyon zorlaşır.</p>
<p>Uzunluk mu önemlidir, genişlik mi?<br />Siz söyleyin, hangisi? Erkeklerin uzun penis takıntısını boşverin. Bakın Seks Terapisti Julie Gole ne diyor:<br />�ğer ideal bir penis tasarımı yapabilseydik, bu kapı tokmağı gibi, �ısa ve kaim olurdu.�</p>
<p>Prezervatif kullanırken bebek yağı kullanılmalı mı?<br />Kayganlığı arttırıcı yağlar prezervatifi olumsuz etkileyebilir. Yağ bazlı vazelin, el kremi, dudak parlatıcısı, ruj gibi maddeler, prezervatifi zayıflatabilir. Bu tip ürünler kullanmak yerine özel hazırlanmış ve prezervatifle kullanılabileceği belirtilmiş maddeler kullanın. Ya da ön sevişme süresini uzatın.</p>
<p>AIDS, oral seksle bulaşır mı?<br />Olabilir. HIV virüsünün bazı vücut sıvıları ve kanla bulaştığı herkesçe biliniyor. Oral seks sırasında ağzınızın içindeki mikroskobik kesikler, dişetlerinizdeki küçücük bir yara virüsün vücudunuza girmesine neden olabilir. Sadece HIV değil, herpes virüsü ve pek çok cinsel hastalık, oral seks sırasında bulaşabilir.</p>
<p>Regl döneminde seks güvenli midir?<br />Hayır. Hamile kalabilirsiniz. Yoksa siz vajina içinde spermin 5 gün boyunca canlı kalabileceğini hâlâ öğrenemediniz mi? Regl döneminin tehlikesiz olduğunu düşünüp hamile kalmak çok acı bir sürpriz olabilir. Unutmayın, bazı kadınlar, cinsel ilişki sırasında bile yumurtlayabilirler!</p>
<p>Bazen seks neden acı verir?<br />Vajinal sıvının yeterli olmadığı durumlarda, eğer bir kayganlaştırıcı da kullanmadıysanız, doğacak tahrişlerden ötürü seks acı verebilir. Seks sonrası küçük ağrılar genellikle problem yaratmayacak cinstendir. Ancak, ağrı sürekli hale geliyorsa ve her birleşme sırasında ve sonra yineleniyorsa, mutlaka doktora görünün. Çünkü bu tip ağrılar vajinal kistlerin ve yaraların habercisi olabilir. Birleşme sonrası kaşıntı ve tahriş yaşıyorsanız, belki de meni alerjiniz vardır. Siz siz olun, işinizi şansa bırakmayın ve doktora görünün.</p>
<p>Klitoris seksten sonra neden hassaslaşır?<br />Klitoris, bir aysberge benzer&#8230; Yani göremediğiniz tarafları, gördüğünüzden çok daha fazladır. Erkeklerdeki penise benzer bir yapısı vardır. Seks sırasında içindeki kılcaldamarlar kanla dolar. Dokunulmaya karşı duyarlılığı artar.</p>
<p>Orgazm sonrası kendimizi neden daha iyi hissederiz?<br />Orgazm, damarlarımızdaki kan akışını hızlandırır ve dolaşımı canlandırır. Meditasyon kadar etkili bir rahatlama yöntemidir. Bungee Jumping yapmış birinin yere ayak bastığı andaki rahatlama hissini düşünün. Orgazm, biraz da buna benzer.</p>
<p>Menide kalori var mı?<br />Evet. Bir boşalımlık menide yaklaşık 25 kilojul vardır.</p>
<p>Neden meni bazen koyudur?<br />Eğer partnerinizin menisi koyuysa buna sevinin. Çünkü bilin ki, kendisini size saklamıştır. Erkeğin ilişki sıklığına bağlı olarak menisinin kıvamı değişir.</p>
<p>Kadınlar da boşalır mı?<br />Bu da çok tartışılan ve cevabı çok merak edilen bir konu. Kimilerine göre kadınların yüzde 40� erkekler gibi boşalıyor. Ancak, bunun normal vajina sıvısı mı, yoksa G noktasının orgazma katkısı mı olduğu konusu henüz kesin değil. 1988 yılında Slovakya�a yapılan bir araştırmada, kadınların G noktalarına baskı uygulanmış, sonuçta bazı kadınlarda bir boşalma görülmüş.</p>
<p>Neden penis bazen yana yatar?<br />Bazı durumlarda erekte olmuş penislerin, bir tarafa doğru yattığı görülür. Bu normal bir durumdur. Penisler de tıpkı diğer organlar gibi, her insanda farklı özellik gösterir. �eyronie� disease�adı verilen ve peniste nedeni belli olmayan hücre çoğalmasına sebep olan ağrılı bir hastalık da penisin çarpık durmasına neden olabilir.</p>
<p>Penis kırılabilir mi?<br />Evet. Ereksiyon halindeki bir penis, baskı altında kırılabilir. Çok ağrı verici olan ve doktor müdahalesine gerek duyulan bu durum, erkekler için çok ciddi bir sorun olabilir. Bu tatsız durumu yaşamamak için, dikkatli olmak da fayda var.</p>
<p>Erkekler orgazm taklidi yapar mı?<br />Evet. Ereksiyon olması ille de boşalacağı anlamına gelmez. Hatta belki başı ağrıyordur çok yorgundur ya da havasında değildir. Sadece sizi kırmaktan çekindiği için sizi geri çevirememiştir. Orgazmdansa orgazmı taklit etmeyi tercih edebilir.</p>
<p>Seks sırasında komik sesler mi çıkıyor?<br />Evet, kimi zaman böyle şeyler olabilir. Hatta gaz kaçırmak bile mümkün. Bunu seksin doğal sürecinin bir parçası olarak kabul edebilirsiniz.</p>
<p>İspanyol seksi nedir?<br />�rench Kiss�en sonra bu da ne oluyor?�demeyin. Çok özel bir tarafı yok. Normal bir ilişkiden farkı, erkeğin, kadının göğüsleri üzerine boşalması. Her duruma isim takmak ve bir millet patenti vermek isteyenlerin koyduğu öylesine bir isim kısacası.</p>
<p>Penis neden mavileşir?<br />Yüzüstü pozisyonda, penise daha fazla kan gitmesi, penisin mavileşmesine neden olabilir. Boşalma sonrası ya da ereksiyonun sona ermesi halinde, penis tekrar gerçek rengine döner. Eğer çok rahatsız oluyorsanız bakmayın. O rahatsız oluyorsa, bir doktora görünsün. En azından içi rahat eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/seks-hakkinda-bilinmek-istenen-hersey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siz nasıl bir kaynana sınız?</title>
		<link>http://www.everscared.com/siz-nasil-bir-kaynana-siniz.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/siz-nasil-bir-kaynana-siniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 20:09:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynana]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[sınız]]></category>
		<category><![CDATA[siz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=72973</guid>
		<description><![CDATA[Siz nasıl bir kaynana sınız?

Alo Anneciğim akşama sizi yemeğe bekliyoruz.”
“Ay yavrum neden zahmet ediyorsun?”
“Aşk olsun anneciğim ne zahmeti?”
“Sen çalışıyor ve yoruluyorsun. İşten gelip bir de bize sofra mı hazırlayacaksın? Sana kıyamam. Siz bize gelin.”
“Zaten hep biz geliyoruz anneciğim. Bugün de siz buyurun. Babamın da ellerinden öperim. Haydi hoşça kal.”
“Ah! Benim sevgili gelinim. O kadar yoğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siz nasıl bir kaynana sınız?</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Siz-nasıl-bir-kaynana-sınız-vert.jpg" alt="" title="Siz nasıl bir kaynana sınız-vert" width="557" height="570" class="alignnone size-full wp-image-72974" /><br />
Alo Anneciğim akşama sizi yemeğe bekliyoruz.”</p>
<p>“Ay yavrum neden zahmet ediyorsun?”</p>
<p>“Aşk olsun anneciğim ne zahmeti?”</p>
<p>“Sen çalışıyor ve yoruluyorsun. İşten gelip bir de bize sofra mı hazırlayacaksın? Sana kıyamam. Siz bize gelin.”</p>
<p>“Zaten hep biz geliyoruz anneciğim. Bugün de siz buyurun. Babamın da ellerinden öperim. Haydi hoşça kal.”</p>
<p>“Ah! Benim sevgili gelinim. O kadar yoğun işin arasında nasıl hazırladın bu yemekleri? Ellerine sağlık ne güzel şeyler. Bu yemeği baban çok sever. Ben ne kadar şanslı bir insanım. Allah oğluma senin gibi bir eş, bana da böyle bir gelin nasip etmiş.”</p>
<p>“Ben de senin gibi bir kayınvalideye sahip olduğum için şanslı bir gelinim. Sen benim kayınvalidem değil annemsin, annem.”</p>
<p>Evet, az da olsa böyle gelin ve kayınvalidelere rastlanıyor. Kayınvalidelerden gelinlere sevgi, gelinlerden de kayınvalidelere saygı akıyor. Durum böyle olunca iki uyumlu kadın arasında yaşayan erkek de mutlu ve huzurlu oluyor.</p>
<p>Fakat nedendir bilinmez böyle mutluluk dururken gelinler ve kayınvalideler çoğu kez güç savaşına giriyor. Ya kayınvalide oğlunu geliniyle paylaşmak istemiyor ya da, gelin kayınvalidesini sevmiyor. Kocasını kayınvalidesinden uzaklaştırmaya çalışıyor.</p>
<p>Genelde kayınvalidenin geline hükmetmek istemesi oğlunun evinde hükümranlık kurma çabası eşlerin arasını açıyor. Sürekli geline yapılan sataşmalar eşler arasındaki sevgiyi yıpratıyor. Yıpranan sevgi ise zamanla yok oluyor. Ne acı ki, çoğu kez eşler soluğu mahkemede alıyor. Sayısız aile bir hiç uğruna yıkılıyor. Gelinler, çocuklar ve eşler perişan oluyor.</p>
<p>Kimi avukatların ifadelerine göre boşanmaların ilk sıralarını kayınvalide-gelin anlaşmazlığının aldığı ifade ediliyor. Sağlık üzerinde yapılan araştırmaların neticesinde de kaynana problemiyle yaşayan gelinlerin, tansiyon, şeker ve kalp krizi geçirme riskinin diğerlerine oranla üç kat daha fazla olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Prof. Hiroyasu İso, “çeşitli aile rollerini üstlenmekten kaynaklanan stresin” kadının bu hastalıklara karşı hassasiyetini önemli ölçüde artırdığını söylüyor. Japon bilim adamları 1990-2004 yılları arasında, aile hayatının sağlık üzerindeki etkisini anlamak için sağlıklı orta yaştaki 91 bin kadın ve erkek üzerinde 14 yıl süren araştırma yapıyor. Bu araştırma kapsamındakilerden 671′inde koroner damar hastalıkları görülüyor. 339 kişi kalp hastalığından ölürken 6.255′inin diğer sebeplerden hayatını kaybettiği tespit ediliyor.</p>
<p>Bütün bunlar göz önünde tutulduğunda kayınvalidelere büyük görev düşüyor. Hiçbir kayınvalide oğlu evlendikten sonra onun evine karışmamalı, onun büyüdüğünü, ayrı bir birey olduğunu kabullenmeli. Oğlunun avuçlarının içinden kayıp gittiğini değil, hayata karıştığını düşünmeli ve onun mutluluğunu farkına varmadan yıkmamalıdır. Çünkü hiçbir anne bilerek evladının mutsuz olmasını istemez. İyilik zannıyla fenalık yaptığının farkına varmaz. Akıllı bir kayınvalide eğer oğlunu seviyorsa gelinini sevmeli ve onunla iyi geçinmeli ki, oğlu mutlu olsun. Mutlu yuvalardan mutlu bireyler yetişsin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/siz-nasil-bir-kaynana-siniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evli çiftlerde aşk neden biter?</title>
		<link>http://www.everscared.com/evli-ciftlerde-ask-neden-biter.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/evli-ciftlerde-ask-neden-biter.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 18:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[biter?]]></category>
		<category><![CDATA[çiftlerde]]></category>
		<category><![CDATA[Evli]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=72970</guid>
		<description><![CDATA[Evli çiftlerde aşk neden biter?

Gerçekten Evlilik Aşkı Öldürür mü? Buna ben inanıyorum çünkü bilim adamları d abunu belirtiyor. Evlilik değil aşkı öldüren aslında zaman. Çünkü aşkın ömrü 3 sene ve evliliği boyunca insanla beraber zaman da geçiyor ve elbet de maksimum 3 sene içinde aşk bitiyor ve yerini sevgiye bırakıyor. Sevgi de yoksa çiftler elbet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evli çiftlerde aşk neden biter?</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Evli-çiftlerde-aşk-neden-biter-vert.jpg" alt="" title="Evli çiftlerde aşk neden biter-vert" width="499" height="487" class="alignnone size-full wp-image-72971" /><br />
Gerçekten Evlilik Aşkı Öldürür mü? Buna ben inanıyorum çünkü bilim adamları d abunu belirtiyor. Evlilik değil aşkı öldüren aslında zaman. Çünkü aşkın ömrü 3 sene ve evliliği boyunca insanla beraber zaman da geçiyor ve elbet de maksimum 3 sene içinde aşk bitiyor ve yerini sevgiye bırakıyor. Sevgi de yoksa çiftler elbet de ayrılıyor..</p>
<p>Toplumda söylenenlerin aksine evlilik aşkı öldürmüyor.</p>
<p>Aşk derken aşktan kastımız ne?</p>
<p>Aşk heyecan içimizdeki coşku… İçimiz de hiç dinmeyen bir coşku, asla uslanmayan bir heyecan, her gün onu düşünmek… Bu tarz bir aşk hastalık gibi sarıyor insanı ve biz bu aşk türünü gençken yaşayabiliyoruz. İlk görüşte aşk, çarpılmak, hayatımın kadınını ya da erkeğini buldum demek diyebilmek, ondan başkası olmaz diyebilmek. Bu duygular aşkın bir nebzede olsa tarifidir.</p>
<p>Tabiî ki de günümüze baktığımızda çoğu evlilikler çok büyük aşklarla başlamıyor. Kurulan yuvalar büyük bir aşk ve tutkuyla kurulmuyor. Artık mantık evliliği dediğimiz bir şeyde var. Yapılan istatistiklere bakıldığında mantık evliliklerin süresi aşk evliliklerine göre daha uzun süreli devam edebiliyor. Ama bu demek değil ki aşkla başlayan evlilikler daha mı çabuk bitiyor. Hayır değil tabiî ki.</p>
<p>Aşk evliliğinde ilk duygulardan biri karşındaki kişiyle kendini tek vücut gibi görmen ben olmadan o, o olmadan ben olmam gibi, düşüncelerden bir zaman sonra kişi hayal kırıklığına uğrayabilir. Kişiyle aynı evi paylaşmaya başladıktan sonra bunu daha net görebilir insan. Örneğin; eşinizin diş fırçalama şekli, ev içindeki dağınıklığı, yemek yeme şekli kişiye farklı gelebilir. Çünkü onun hayalinde canlandırdığı sevgili eş adayı böyle olmayabiliyor. Buda insanı hayal kırıklığına uğratıyor. İşte tamda bu sırada o büyük aşkın büyüsü bu sırada yavaş yavaş yok olmaya başlıyor.</p>
<p>Ama bu aşkı koruman tamamen çiftin elindedir. Biz iki farklı insanız. Zevklerimiz ayrı yemek yeme şeklimiz, titizliğimiz farklı, renklerimiz farklı olsa da biz özeliz birbirimiz için özeliz diyebiliyorsa çift bu aşkı koruyabilir. Çünkü onlar ne kadar farklı olsa da bir çiftler ve birbirleri için özeller. Ve bu sırada romantizmi korumak da çok önemlidir.</p>
<p>Evlendim nasıl olsa benim karım veya evlendim nasıl olsa benim kocam sevdiğimi söylemeye çok lüzum yok ya da sürpriz yapmaya çok gerek yok gibi düşünmemek lazım. İnsan sevdiğine her fırsatta onu sevdiğini söylemeli. Sürprizler çok sık olmasa da en azından özel günlerde mutlaka yapılmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/evli-ciftlerde-ask-neden-biter.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrılmak istiyorum” demenin en kolay yolları</title>
		<link>http://www.everscared.com/ayrilmak-istiyorum%e2%80%9d-demenin-en-kolay-yollari.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/ayrilmak-istiyorum%e2%80%9d-demenin-en-kolay-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 22:35:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrılmak]]></category>
		<category><![CDATA[En]]></category>
		<category><![CDATA[istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[” demenin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=71941</guid>
		<description><![CDATA[yrılmak istiyorum” demenin en kolay yolları

Bazen bir evliliği veya ilişkiyi bitirmek istesek de bunu gerçekleştirmek kolay olmaz. Belki duygularımızdan emin olamıyoruz belki nihai kararı vermekte güçlük çekiyoruz ve genellikle de nasıl söyleyeceğimizi bilemiyoruz.
Oysa bu işi ne zaman nerede ve nasıl yapacağımızı önceden planlayarak ayrılma sürecini daha az acılı atlatabiliriz. İlişkiyi bitirmek için adım adım takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yrılmak istiyorum” demenin en kolay yolları</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Ayrılmak-istiyorum”-demenin-en-kolay-yolları-vert.jpg" alt="" title="Ayrılmak istiyorum” demenin en kolay yolları-vert" width="464" height="629" class="alignnone size-full wp-image-71942" /><br />
Bazen bir evliliği veya ilişkiyi bitirmek istesek de bunu gerçekleştirmek kolay olmaz. Belki duygularımızdan emin olamıyoruz belki nihai kararı vermekte güçlük çekiyoruz ve genellikle de nasıl söyleyeceğimizi bilemiyoruz.</p>
<p>Oysa bu işi ne zaman nerede ve nasıl yapacağımızı önceden planlayarak ayrılma sürecini daha az acılı atlatabiliriz. İlişkiyi bitirmek için adım adım takip edilecek yollar  </p>
<p>Karar verin</p>
<p>İlişinizi bitirmeden önce bunu gerçekten isteyip istemediğinizden emin olun. Neden bitirmek istiyorsunuz? İlişkinizin sizin için artı’larını ve eksi’lerini tartın. Ona karşı olan duygularınız değişmiş olabilir bunu netleştirin. Kendinize şu soruyu sorun: Onu gerçekten artık sevmiyor muyum? Bu sorunun cevabına göre bazı insanlar ilişkilerine sadece ara verme kararı alırken bazıları da sevgililerine ya da eşlerine geri dönmek isteyebiliyorlar. Ama unutmayın ilişkide bir şeyler o zamana dek kırılmışsa eskiye dönmek öyle sandığımız kadar kolay olmuyor.<br />
Yeri ve zamanı seçin</p>
<p>Ayrılık kararınızı açıklamak için seçeceğiniz yer çok önemli. Kalabalık bir alışveriş merkezi ya da bir kafede olmak belki sizin için sorun olmaz ama bir de karşınızdaki açısından düşünün. Onun da kendini rahat hissedeceği bir yer seçmelisiniz.</p>
<p>Zamanlamayı da iyi yapmalısınız. Dar zamanlara sığdırılacak bir mesele değil bu. Bir öğle arası tatili ya da hemen aceleyle bir yere yetişmeniz gereken bir günde değil hem sizin hem de sevgilinizin bu konuşmaya yeterli zaman ayıracağı bir günü seçmelisiniz<br />
Konuşun</p>
<p>Her şeyi kafanızda yaşıyor diyalogları kendi içinizden tekrarlıyorsanız sizin için hayat çok zor demektir. Uzun sessizlikler yaşamak asla işinizi kolaylaştırmaz. Aklınızdakileri söyleyin karşınızdaki kişi de bulmacayı çözmek zorunda kalmasın.</p>
<p>Aklınızdan geçenleri ona karşı olan hislerinizi ilişkinizdeki terslikleri onu kırmadan ifade edin. Elbette onun konuşmasına da fırsat verin. Diyaloğun kavgaya dönüşmesine izin vermeyin.<br />
Net olun</p>
<p>Lafı dolandırmak emin değilmişsiniz gibi konuşmak geri dönme ihtimaliniz olacağı izlenimi yaratacağından net olmak önemlidir. Ne de olsa bir şeye karar verdiniz ve artık uygulama aşamasındasınız. Sizin için bu ilişkinin bundan böyle süremeyeceğine ikna olduğunuza göre karşınızdakini de buna ikna etmelisiniz. “Sanırım”la başlayan cümleler kurmaktan kaçının.<br />
Dürüst olun</p>
<p>Dürüstlük her zaman en iyi politikadır. İlişkinizi sonlandırma nedenlerinizi açıkça ifade edin. Hiçbir şeyi saklamayın. Ancak dürüst olacağım derken kinci bir ifadeye de bürünmeyin.</p>
<p>Partnerinizin elbette pek çok sorusu olacaktır. Onları yanıtlarken kızgın bir tavır takınmayın. Onu suçlayıp kendinizi temize çıkarmak yerine dürüstçe ayrılığın sebebinin kendiniz olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu sizi vicdan azabından da kurtaracaktır.<br />
Ayrılığın nedenini açıklayın</p>
<p>Hiçbir ayrılık nedensiz olmaz. “Ayrılıyoruz çünkü ben öyle istiyorum” mantıklı bir neden değildir. Böyle bir açıklamaya siz nasıl ikna olmazsanız karşınızdakinin de sadece bu açıklamayla yetinemeyeceğini anlamalısınız. Siz hiçbir neden açıklamadan sürekli geçiştirirseniz o da sorgulamaya ve bu süreci daha sancılı hale getirmeye devam edecektir.</p>
<p>“İlişkiyi bitirmek istiyorum çünkü…” cümlesini sizden ya da karşınızdaki kişiden kaynaklanan sorunları gerekçe göstererek sürdürürseniz her şey netleşecek ve size karşı ısrarcı olmayacaktır.</p>
<p>Ayrılık sonrasına hazırlıklı olun</p>
<p>İlişkiyi bitirip bağlarınızı tamamen kopardığınızda aslında tam olarak her şey bitmiş sayılmıyor. Erkekler ikinci şans aramaktan kendilerini alıkoyamayabilirler. Yeniden görüşme isteğine kapalı olduğunuzu kesin bir ifadeyle belirtin.</p>
<p>Elbette yeni hayatınız sizin için de çok kolay olmayacak. Ne de olsa ağlamadan ayrılık olmaz! Üzüleceğiniz belki eski alışkanlıklarınızı arayacağınız onu özleyeceğiniz zamanlar olacak. Ama güçlü olun ve bunların geçici olduğunu aklınızda çıkarmayın.</p>
<p>Belki eski sevgiliniz onu bıraktığınız için size misilleme yapmak isteyecektir ama siz bunları görmezden gelin. Arkadaşlarınızla daha çok zaman geçirip yeni hayatınıza adapte olmaya çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/ayrilmak-istiyorum%e2%80%9d-demenin-en-kolay-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadın mutsuzsa evlilik yürümüyor</title>
		<link>http://www.everscared.com/kadin-mutsuzsa-evlilik-yurumuyor.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/kadin-mutsuzsa-evlilik-yurumuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 20:26:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzsa]]></category>
		<category><![CDATA[yürümüyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=71938</guid>
		<description><![CDATA[Kadın mutsuzsa evlilik yürümüyor

İngiltere’de yapılan bir araştırma, erkeklerin mutlu, kadının mutsuz olduğu evliliklerde  boşanma ihtimalinin yüksek olduğunu ortaya koydu.
İngiltere’de bir grup ekonomist, “Mutluluk Aralığı” adını verdikleri araştırmada, evlilikte felaket getiren olayları inceledi. İngiltere, Almanya ve
Avustralya’da yaşanan on binlerce ilişkinin verileri kullanılarak yapılan araştırmada, “evlilikte kadın ve erkeğin mutluluk aralığı büyüdükçe ayrılma
olasılığının arttığı” ortaya çıktı.
İngiliz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın mutsuzsa evlilik yürümüyor</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Kadın-mutsuzsa-evlilik-yürümüyor-vert.jpg" alt="" title="Kadın mutsuzsa evlilik yürümüyor-vert" width="430" height="422" class="alignnone size-full wp-image-71939" /><br />
İngiltere’de yapılan bir araştırma, erkeklerin mutlu, kadının mutsuz olduğu evliliklerde  boşanma ihtimalinin yüksek olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>İngiltere’de bir grup ekonomist, “Mutluluk Aralığı” adını verdikleri araştırmada, evlilikte felaket getiren olayları inceledi. İngiltere, Almanya ve<br />
Avustralya’da yaşanan on binlerce ilişkinin verileri kullanılarak yapılan araştırmada, “evlilikte kadın ve erkeğin mutluluk aralığı büyüdükçe ayrılma<br />
olasılığının arttığı” ortaya çıktı.</p>
<p>İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, “Mutluluk Aralığı”, kocalarına göre farklı sosyal geçmişlere sahip evli kadınların, ev işlerinin<br />
büyük bölümüyle ilgilenmek zorunda kalması veya kocalarından daha fazla kazanmaları durumunda açılıyor. Çiftlerin aynı sosyal geçmişten gelmeleri, aynı dine mensup olmaları, iş bölümü yapılması veya kadının emekli, öğrenci ve ev hanımı olması “Mutluluk Aralığı”nın kapanmasını  sağlıyor.</p>
<p>Araştırmacılardan Deakin Üniversitesi’nde görevli ekonomist ve refah uzmanı Cahit Güven, yaşamlarından memnun olma bakımından benzer duygulara sahip çiftlerde evliliğin daha güçlü olduğuna inandığını ifade etti. Güven, daha önce yapılan araştırmaların da öğrenim yaşı, köken, ırk, din ve sosyal geçmişleri benzeşen kişilerle hayatını birleştiren çiftlerin evliliklerinin daha uzun süreli olduğunu gösterdiğini hatırlattı.<br />
mutsuz kadin2 Kadın Mutsuzsa Evlilik Yürümüyor<br />
ERKEK MUTLU, KADIN MUTSUZSA</p>
<p>Araştırmada, kocanın mutlu, kadının ise mutsuz olması durumlarında, çiftlerin boşanma ihtimalinin arttığı belirlendi. Bu vakalarda, mutsuz kadının<br />
boşanma prosedürlerini başlatmada, tersi durumdaki mutsuz erkeklere oranla daha “cesur” davrandığı saptandı.</p>
<p>Sonuçları Almanya’da bir ekonomi raporunda yayımlanan araştırma, mutluluk aralığının, “evli” olanlarla kıyaslandığından “birlikte yaşayan” çiftlerde<br />
daha açık olduğunu da ortaya koydu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/kadin-mutsuzsa-evlilik-yurumuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel hayatı renklendiren flört hileleri</title>
		<link>http://www.everscared.com/cinsel-hayati-renklendiren-flort-hileleri.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/cinsel-hayati-renklendiren-flort-hileleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 09:10:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[flört]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hileleri]]></category>
		<category><![CDATA[renklendiren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=71934</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel hayatı renklendiren flört hileleri

Birbirinden hoşlanan kadın ve erkeğin bir ilişkiye başlamadan önce birlikte olabilmek için birbirlerini test ettikleri bir ön safhadır flört. Bir çeşit oyundur. Çünkü asla ilişki aşamasına geçtiğinizde olduğunuz kadar açık değilsinizdir flörtte. Karşılıklı olarak kendinizi anlatma tanıtma evresidir bu.
Tabii bu kendini anlatma sadece sözlerle değil bakışlarla tavırlarla giyim şekliyle kısacası sizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel hayatı renklendiren flört hileleri</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/07/Cinsel-hayatı-renklendiren-flört-hileleri-vert.jpg" alt="" title="Cinsel hayatı renklendiren flört hileleri-vert" width="267" height="483" class="alignnone size-full wp-image-71935" /><br />
Birbirinden hoşlanan kadın ve erkeğin bir ilişkiye başlamadan önce birlikte olabilmek için birbirlerini test ettikleri bir ön safhadır flört. Bir çeşit oyundur. Çünkü asla ilişki aşamasına geçtiğinizde olduğunuz kadar açık değilsinizdir flörtte. Karşılıklı olarak kendinizi anlatma tanıtma evresidir bu.</p>
<p>Tabii bu kendini anlatma sadece sözlerle değil bakışlarla tavırlarla giyim şekliyle kısacası sizi siz yapan her şeyle olur. Aynı şekilde karşınızdakinin de sözlerinden bakışlarından oturup kalkmasından çevresindeki insanlardan olaylara gösterdiği tepkilerden algılamaya çalışırsınız.</p>
<p>Dişiliğinizi yansıtın</p>
<p>Flört aşamasında bir erkeğin kadında aradığı yegane özellik dişiliktir. Bunu sadece seksapalite olarak algılamamak gerekiyor. Anaç ve şefkatli yanınızla birlikte tüm kadınlığınızı; davranışlarınızla göz temasınızla karşı tarafa yansıtmalısınız.</p>
<p>Flört ilişkinin ön safhasıdır demiştik. İlişki ne zaman başlar derseniz yatağa girdiğiniz anda! O noktadan sonra flörtöz oyunlar sona erer; ruhunuzla bedeninizle ve sizi siz yapan her şeyinizle açılırsınız karşı tarafa.<br />
Sizi arzulamasını sağlayın</p>
<p>Flörtte asıl meziyet erkeğin ilgisini ayakta tutabilmektedir. Açık konuşmakta yarar var; aklınızla söylediklerinizle karşı tarafı etkilersiniz ancak bir erkeği kadına yaklaştıran temel nokta onu arzulamasıdır<br />
Bırakın ilk adımı o atsın</p>
<p>Flörtte birinci adımı erkeğin atmasına izin verin. Zira bu “kaçan kovalanır” kuralının bir parçasıdır. Erkek “Ben bu kadını nasıl elde ederim?” diye düşündükçe size karşı ilgisi ve heyecanı da artar. Siz herhangi bir girişimde bulunmadan ondan ilk adımı beklemeye devam ettiğiniz sürece de erkek bilinçaltındaki savaşçı ruhunu açığa çıkarıp sizin için mücadele etmeye karar verir. Hem beğenildiğini ve peşinden koşulduğunu bilmek hangi kadının hoşuna gitmez ki!<br />
Beden dilinizi iyi kullanın</p>
<p>İlk adımı attıktan sonra flört aşamasına geldiğinizde beden dilinizi iyi kullanabilmeniz önemlidir. Bir kere kendinizden emin görünmelisiniz. “Acaba güzel görünüyor muyum beni alımlı bulacak mı?” sorularını aklınızdan çıkarın. Şu üzerinizdeki elbiseyi çekiştirmekten de vazgeçin. Tedirgin tavırlar ve özgüvensiz bakışlar karşı taraf için oldukça iticidir.</p>
<p>Rahat tavır takınarak aranızdaki mesafeyi fazla uzak tutmadan konuşmaya çalışın. Konuşurken arada koluna omzuna hafif dokunmak karşı tarafı etkilemek samimiyetinizi göstermek için iyi bir yoldur.<br />
Göz teması kurun</p>
<p>Onunla konuşurken sürekli göz teması kurun. Diyelim ki bir yemektesiniz. O yemek yediği esnada siz yemeği bırakıp bakışlarınızı fark edene kadar onun gözlerinin içine uzun uzun bakın. Size baktığında da yine gözlerinin içine bakarak gülümseyin ve gözlerinizi çekin. Yani bakışmalarda ipler sizin elinizde olsun. Bu pek çok erkeğe çok çekici gelir.<br />
İlk öpüşme testi</p>
<p>Flörtün en güzel kısmı ilk öpüştüğünüz andır. Belki de hayatınız boyunca unutamayacağınız bir anı olacaktır. “İlk adımı atsam yanlış anlaşılır mıyım acaba?” diye düşünmeyin. O devir çoktan geçti. Anın tadına varmaya ve flört ettiğiniz erkeğin sizi sevgiyle öpüp öpmediğini anlamaya çalışın. Kalp atışlarınızın hızlandığı dudaklarınızın dudaklarına değdiği o sevgili dolu öpüşme anı flörtünüzün sağlam bir ilişkiye doğru gittiğinin sinyallerini verecektir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/cinsel-hayati-renklendiren-flort-hileleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel olarak evlilik sorunları</title>
		<link>http://www.everscared.com/genel-olarak-evlilik-sorunlari.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/genel-olarak-evlilik-sorunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 17:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=71759</guid>
		<description><![CDATA[Genel olarak evlilik sorunları
Aslında evlilik iki farklı insanin paylasmaya basladigi yeni bir hayat dönemi olarak degerlendirilir. Insan hayatindaki her degisim strese sebep olur fakat evlilik gibi köklü degisimlerin yeri daha farkli olmaktadir.
Söyle düsünün kültürel olarak aile yasantisi olarak birbirinden farkli iki kisinin ayni evi ayni zaman ve mekani paylasmaya baslamalari hayatinizda ne kadar büyük radikal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genel olarak evlilik sorunları</p>
<p>Aslında evlilik iki farklı insanin paylasmaya basladigi yeni bir hayat dönemi olarak degerlendirilir. Insan hayatindaki her degisim strese sebep olur fakat evlilik gibi köklü degisimlerin yeri daha farkli olmaktadir.</p>
<p>Söyle düsünün kültürel olarak aile yasantisi olarak birbirinden farkli iki kisinin ayni evi ayni zaman ve mekani paylasmaya baslamalari hayatinizda ne kadar büyük radikal bir degisimdir. Hele birde esinizle öncesinde tam tanismadiginizi düsünün. Belki de hep güzel saatleri paylastiniz ve birbirinize göstermek istediginiz yüzünüzü gösterdiniz. Gülünecek keyifli anlari paylastiniz. Ancak artik evlisiniz ve iki kisilik düsünmek zorundasiniz. Bu durumda kendinizi kisitlanmis gibi hissetmeniz gayet normaldir. Karsi tarafin da ayni duygulari paylastigini unutmayin. Bunu böyle düsündügünüzde karsilikli anlayisla bir çok problemin üstesinden gelebilirsiniz.</p>
<p>Eger her ikiniz bazı şeyleri düzeltmek isterse zaman içersinde çözülecektir. Ancak bunun yaninda yeni yasaminizda ortaya çikabilir. Yeni yasaminizda degisen bir seyde artik düzenli bir cinsel yasamin baslamasi. Özellikle toplumumuzda insanlarin büyük bir çogunlugu ilk cinsel deneyimlerini esleri ile yasamaktadirlar. Daha önce yaptigim bir arastirmada erkeklerin % 40 i ilk deneyimlerini esleri ile geçeklestirdiklerini gördüm. Bu oran kadinlarda daha da yüksek çikmisti. Dolayisiyla tecrübesiz iki insanin bir araya gelmesi üstelikte yanlis bilmeleri nedeniyle bazi cinsel sorunlarda karsimiza çikmaktadir.</p>
<p>>En sik evliligin ilk günlerinde cinsel birlesmeyi basaramama karsimiza çikmaktadir. Aslında bunun temelinde bazi törelerinde etkisi vardir. Kapida birileri sizden haber beklerken sinavdaki bir genç gibi performans kaygisi yasayan ve cinsel organinda sertlesme sorunu yasayip iliskiye girmeyenlerle sikça karsilasmaktayiz. Bazen de cinsel iliskide yasayacagini sandigi için kendini asiri kasan ve bu nedenle iliskiyi basaramayan genç kizlarla da karsilasmiyor degiliz.Iliskiye müsaade etmeyecek kadar vajina kaslarinda kasilma ile giden duruma ise vaginismus diyoruz. Tüm bu durumlar bazen kendiliginden çözülebilir ancak bazen de çözümlenemeyen basit sorunlar ayrilmaya varacak nahos durumlarla karsimiza çikmaktadir. Eger bir iletisim sorununu kendiniz çözemeyecekseniz sorunun çözümü için bir profesyonele basvurmaktan çekinmemelisiniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/genel-olarak-evlilik-sorunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik sırasında cinsel ilişki yapılması uygun mu</title>
		<link>http://www.everscared.com/gebelik-sirasinda-cinsel-iliski-yapilmasi-uygun-mu.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/gebelik-sirasinda-cinsel-iliski-yapilmasi-uygun-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 16:10:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[mu]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun]]></category>
		<category><![CDATA[yapılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=71768</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik sırasında cinsel ilişki yapılması uygun mu
Gebelik süresince kadında fiziksel ve fizyolojik birçok değişiklik olur.
Gebe bir kadın progesteron hormonunu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazla üretir. Gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda üretilebilmektedir. Gebenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları gebenin kendini iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik sırasında cinsel ilişki yapılması uygun mu</p>
<p>Gebelik süresince kadında fiziksel ve fizyolojik birçok değişiklik olur.</p>
<p>Gebe bir kadın progesteron hormonunu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazla üretir. Gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda üretilebilmektedir. Gebenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları gebenin kendini iyi hissetmesine neden olduğu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki değişikliklerle, gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarlı hale gelir. Gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu olduğu, hatta aynı seansta birden fazla orgazm olabildikleri gözlemlenmiştir. Hatta gebelerin çoğu gebelikten önceki dönemde almadıkları kadar cinsel ilişkiden keyif alma eğilimindedirler. Orgazm kasılmaları ise doğum için rahim kasının hazırlanmasına yardım eder ve pelvis kaslarının yeteri derecede güçlü ve dayanıklı olmasını sağlar.</p>
<p>Topluma gebelerin cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı konusunda yanlış bilgiler yerleşmiştir.<br />
Orgazm oksitosin salgılanmasına neden olup<br />
rahim kasılmalarına yol açsa da. bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Erkek cinsel organı da cinsel ilişki sırasında asla bebek ile temas etmez. Bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır.</p>
<p>Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Ancak tüm bunlara rağmen gebelerin düzenli olarak doktor kontrolünde olmaları tavsiye edilir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi için doktorun tavsiyelerinden çıkmamak bebek açısından da faydalı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/gebelik-sirasinda-cinsel-iliski-yapilmasi-uygun-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlişkilerde kıskançlık neyin göstergesidir</title>
		<link>http://www.everscared.com/iliskilerde-kiskanclik-neyin-gostergesidir.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/iliskilerde-kiskanclik-neyin-gostergesidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 14:56:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesidir]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkilerde]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[neyin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=71763</guid>
		<description><![CDATA[İlişkilerde kıskançlık neyin göstergesidir
Bazen sevginin kanıtı olarak görülse de kıskançlık çoğu zaman ilişkileri yıpratan en önemli sorunlardan biridir. Peki kıskançlık ne zaman tehlikeli bir hal alır?”Kıskanan aşık seviyordur” cümlesi çoğu zaman ilişkilerdeki sorunları örtbas etmek için kullanılsa da kişinin hayatını kısıtlamaya kadar giden kıskançlık, ilişkilerin bitmesine, cinayetlere kadar gidebilecek ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle kıskançlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlişkilerde kıskançlık neyin göstergesidir</p>
<p>Bazen sevginin kanıtı olarak görülse de kıskançlık çoğu zaman ilişkileri yıpratan en önemli sorunlardan biridir. Peki kıskançlık ne zaman tehlikeli bir hal alır?”Kıskanan aşık seviyordur” cümlesi çoğu zaman ilişkilerdeki sorunları örtbas etmek için kullanılsa da kişinin hayatını kısıtlamaya kadar giden kıskançlık, ilişkilerin bitmesine, cinayetlere kadar gidebilecek ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle kıskançlığı ne zaman tehlikeli bir boyut aldığını bilmek gerekir. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aylin Sezer, kıskançlık ile ilgili soruları yanıtladı.“Kıskançlık, aşkın gölgesidir”:Kıskançlık nasıl bir duygudur?<br />
Kıskançlık, ilişkilerde, sosyal hayatta ve bilimde adı oldukça sık geçen bir konu. Kıskançlık, hem başkalarının sahip olduğuna sahip olma isteği, hem de sahip olduğunu, başkasına kaptırma korkusu, bir ilişkinin veya bir kişinin yitirileceği endişesidir. Günlük yaşamımızda, özellikle ikili yakın ilişkilerde kıskançlık kavramıyla sık sık karşı karşıya geliyoruz. “Kıskançlık, aşkın gölgesidir” diyor Ayala M. Pines. Kıskançlık için, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı, acı verici duygu diyebiliriz.</p>
<p>Kıskançlık insanın doğasında mıdır yoksa sonradan mı öğrenilir?<br />
Kıskançlığın insanın doğasında mı olduğu, yoksa sonradan öğrenilen sosyo-kültürel bir kavram mı olduğu hala tartışılmaktadır. Evrim teorisine göre kıskançlık, kadın ve erkek için farklı evrimsel güçler tarafından şekillenmiş doğal bir tepkidir. Cinsiyet farklılıkları da insanın evrimsel tarihi boyunca karşılaştığı farklı üreme bedelleri ve uyum problemlerine bağlıdır. Evrim teorisine göre, döllenme kadın vücudunun içinde gerçekleştiği için anne çocuğun kendisinden olduğundan emindir, oysa baba bundan hiçbir zaman yüzde 100 emin olamaz. Bu yüzden de partnerinin onu cinsel anlamda aldatması erkeğin ilerde hem onun olmayan bir çocuğa imkanlarını sunması, hem de soyunu devam ettirememesi demektir.</p>
<p>Kadının böyle bir problemi olmamakla birlikte, insan yavrusu iki ebeveynin de bakımına ihtiyaç duyduğu için, kadının soyunu devam ettirmesi için o bebeğin yaşaması gerekmektedir. Kadın bunun için partnerinin imkanları ve olanaklarıyla desteğine ihtiyaç duyar. Evrimsel teoriye göre bu yüzden, partnerinin başka bir kadına aşık olup, zaman ve imkanlarını ona yönlendirmesi kadın için bir tehlikedir.</p>
<p>Sosyo-kültürel yaklaşıma göre ise kıskançlık, sosyal ve kültürel bir olgudur. Kişi yaşadıkça, içinde bulunduğu toplumun yarattığı ilişki kurallarına göre kıskanmayı öğrenir. Kendi anne ve babasının ilişkisi o kişinin karşı cinsle ilişkisinde bir model olacaktır. Onların sevgi, saygı, sadakat, kıskançlık tanımlarını öğrenen çocuk, büyüdüğünde kendi ilişkisinde bu tanımlara uygun davranacaktır. Cinsiyet farklılıkları da kadın ve erkek için kıskançlık yaratan durumları ve uygun tepkileri tanımlayan sosyal kurallardan etkilenir.</p>
<p>Sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur</p>
<p>Aşkın göstergesi midir?<br />
Kıskançlık aşkın göstergesi değildir. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. Olağan sevmeden, kişinin duygularını yönetmede zorluk yaşaması durumuyla ayrıştırılabilir. Özellikle ilişkilerin başında yaşanan bu duygu, zamanla, ilişki olgunlaştıkça yerini daha kontrol edilebilir ve kalıcı duygular olan, sevgi, güven ve sadakate bırakır. İnsanın sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple, birbirini gerçekten seven iki insanın arasında bir miktar kıskançlık olması doğaldır, fakat sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur. Kıskanç kişilerin, sevilmeye karşı aşırı bir ihtiyaçları vardır ve yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygularıyla baş edemedikleri için ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemezler.</p>
<p>Kıskançlık yaşayan kişiler bir yandan ilişkilerini sürdürmeye çalışırken, bir yandan da özgüvenlerini korumaya çalışırlar. İlişkiyi korumaktaki amaç daha fazla yaşantı paylaşmakken, aşırı kıskanç kişiler bunu ancak tehdit ederek, zor kullanarak ya da küserek sağlayabileceklerine inanırlar. İlişkinin bir rakip tarafından tehdit edildiğini hissettikleri zaman da bu rekabette kaybedeceklerini, sevilmediklerini, sayılmadıklarını düşünürler.</p>
<p>Kıskançlık, içerisinde hangi duyguları barındırır?<br />
Kıskançlık, içerisinde özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırır. Kişinin özgüveninde düşme olduğu zaman, kişi kendini yetersiz, değersiz hissetmeye başlar. Sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini ve kaybedeceğini düşünür. Bu endişe de kıskançlık duygusuna ve onunla baş etmek için yapılan sağlıksız davranışlara sebep olur. Aşırı kıskanç kişi, eşini devamlı kontrol eder, takip eder, onun yaşantısını sınırlar ve üzerinde bir baskı oluşturarak onu kaybetmeyeceğini düşünür. Oysa sadakat, tehditle değil sevgiyle sağlanır. Kıskançlık sonucu yapılan hareketler (takip etme, baskı altında tutma, öfke, şüphecilik) karşı tarafı daha da uzaklaştırır.</p>
<p>Kadın ve erkeklerin kıskançlık göstergeleri farklı mıdır?<br />
Sadakat kıskançlığı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Eşlerin birbirlerini cinsel veya duygusal anlamda aldatması çoğu ilişkiyi derinden etkiler. Her iki cinste de kıskançlık görülse de, kadınlar ve erkeklerin kıskançlık bakımından farklılıklar gösterdiği bilinmektedir. Yapılan araştırmalar kadınların duygusal bir aldatma karşısında daha çok etkilenirken, erkeklerin cinsel bir aldatmada daha fazla kıskançlık yaşadığını göstermektedir.</p>
<p>Kıskançlığı engellemenin yolları</p>
<p>Çiftler, zarar verici kıskançlığın önüne nasıl geçebilirler?<br />
Descartes’e göre “Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur”. Kıskançlığa, öfke, değersizlik, çaresizlik, yetersizlik, yalnızlık gibi duygular eşlik eder. Birçok kişi geçmiş yaşantılarının yaralarını içinde taşır ve şimdiki ilişkisinde bu yaraları iyileştirmeye çalışır. Önemli olan, bu yaraları tanımak ve bugünkü ilişkiye taşımamaktır. Karşılıklı güven için iletişimin açık olması önemlidir. İmalı sözlerden, üstü kapalı eleştirilerden ve küskünlüklerden kaçınmak gerekir. Bu noktada, kıskançlığa ılımlı yaklaşmak ve eşleri karşılıklı konuşmaya teşvik etmek önemlidir.</p>
<p>Kadınlar mı daha kıskançtır erkekler mi?<br />
Kadınlar ve erkekler arasında kıskaçlık derecesi bakımından bir fark aramak anlamlı olmasa da, kıskançlık, tepkileri farklılaşmaktadır. Kadınların, görece daha yapıcı davranıp, alttan alarak, kendi hak ve isteklerinden vazgeçtikleri, erkeklerin ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskançlıklarıyla baş etmeye çalıştıkları görülmektedir.</p>
<p>Kıskançlık ne zaman tehlikeli boyuta ulaşır?<br />
Eşin telefonlarını dinlemek, takip etmek, eve gelince perdeleri, banyoyu, yatak odasını kontrol etmek, eşi akrabalar dahil kimseyle görüştürmemek, her anlatılan olayın altında bir anlam aramak aşırı kıskançlığa girer ve tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğudur.</p>
<p>Aşırı kıskançlık nasıl tedavi edilir?<br />
Tedavide amaç, kişinin kıskançlık duygularının altında yatan duygu ve düşüncelere ulaşmaktır. Kişiden kıskançlık hissettiği anlardaki düşüncelerini incelemesi ve kıskançlıktan önce gelen duyguları fark etmesi istenir. Bu duygu ve düşüncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve rasyonel (mantıklı) olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olanak tanıyacaktır. Kişiye sevilemeye değer bir insan olduğu vurgulanmalı, kendi değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Bu noktada önemli olan, hem kişinin geçmişten getirdiği olumsuz algı ve ihtiyaçları belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmesi için daha sağlıklı yollar bulmasına yardım etmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/iliskilerde-kiskanclik-neyin-gostergesidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk ve anne – baba kavgası</title>
		<link>http://www.everscared.com/cocuk-ve-anne-%e2%80%93-baba-kavgasi.html</link>
		<comments>http://www.everscared.com/cocuk-ve-anne-%e2%80%93-baba-kavgasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 21:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik & Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[anne – baba]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kavgası]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.everscared.com/?p=70869</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk ve anne – baba kavgası
Türkiye Tabipler Vakfı Şifa Tıp Merkezi, çalışanları ile düzenlenen aile içi iletişim seminerinde biraraya geldi. Ailede eşler arasındaki kavga, sürtüşme ve iletişimsizliğin çocukların ruh yapısını bozduğunu dile getiren kişisel gelişim uzmanı Canten Kaya, ailelerin çocuk eğitimi konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Türkiye Tabipler Vakfı Şifa Tıp Merkezi tarafından düzenlenen seminer Tepekule Kongre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk ve anne – baba kavgası</p>
<p><img src="http://www.everscared.com/wp-content/uploads/2010/06/Çocuk-ve-anne-–-baba-kavgası-vert.jpg" alt="" title="Çocuk ve anne – baba kavgası-vert" width="499" height="546" class="alignnone size-full wp-image-70870" />Türkiye Tabipler Vakfı Şifa Tıp Merkezi, çalışanları ile düzenlenen aile içi iletişim seminerinde biraraya geldi. Ailede eşler arasındaki kavga, sürtüşme ve iletişimsizliğin çocukların ruh yapısını bozduğunu dile getiren kişisel gelişim uzmanı Canten Kaya, ailelerin çocuk eğitimi konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Türkiye Tabipler Vakfı Şifa Tıp Merkezi tarafından düzenlenen seminer Tepekule Kongre merkezinde gerçekleştirildi. ‘Mutlu Aile ve Başarılı Çocuk Yetiştirme’ konulu seminerde konuşan kişisel gelişim uzmanı Eğitimci-Yazar Canten Kaya, mutlu yaşamın sırları, aile içi iletişim ve bireyler arası iletişim konularında bilgiler verdi. Eşler olarak anne ve babadan alınan kalıplarla evlenildiğini belirten Canten Kaya, çiftlerin birbirlerini olduğu gibi kabul etmelerinin mutluluk getireceğini ifade etti.</p>
<p>Evlilik öncesi eşlerin birbirlerini iyi tanımalarının ilk şart olduğunu vurgulan eğitimci yazar Kaya, evli çiftlerin kendilerine göre tabuları olduğunu ve her iki tarafın da anlayış ve hoşgörü içinde olmaları durumunda sorunları aşabileceklerini söyledi. Ailede eşler arasındaki kavga, sürtüşme ve iletişimsizliğin çocukların ruh yapısını bozduğunu, bu sebeple eşler arasındaki diyaloğun çok önemli olduğunu kaydeden Kaya, gelişen teknoloji, özellikle bilgisayar ve internetin aile içi iletişimi zayıflattığını, yüz yüze iletişimi geri plana ittiği içinde çocuklarda özgüven eksikliğine yol açtığını dile getirdi. Kaya, “Aileyi kaybettiğimiz zaman çocuklarımızı zaten kaybetmiş oluruz. Başarılı çocuk, bilinçli bir ailede yetişir. Çoğu zaman haklılığı ararken, mutluluğu kaybediyoruz.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.everscared.com/cocuk-ve-anne-%e2%80%93-baba-kavgasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
